Bugün Cuma 01 Ağustos 2014 - 01:34

Gözde ışık çakması, retina yırtılması işareti

Gözde ışık çakması, retina yırtılması işareti
Son güncelleme : 07 Ağustos 2008 03:01

Retinada yırtılma, retina dekolmanı denilen hastalığa yol açıyor. Dekolman tedavi edilmediğinde kalıcı görme

azalması oluşuyor

Ani olarak başlayan ve devam eden ışık çakmaları retinada yırtılma işareti olabilir. Gözde, görmeden sorumlu olan retina tabakasında oluşan hasarlar görme kaybına neden oluyor. Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi'nden Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, retinada hastalık varsa bunun, cisimleri kırık, olduğundan büyük veya küçük görme, ışık çakmaları, sinek uçuşmaları şeklinde kendini belli ettiğni söylüyor.

Retina tabakası neden önemli?

Retina tabakası (ağ tabaka), görmeden asıl olarak sorumlu olan ve göz küresinin iç yüzeyine yapışık olarak duran bir sinir tabakası. Ağ tabakayı fotoğraf makinesinin filmi olarak düşünebiliriz. Bu tabakada, özellikle merkezi retinada oluşacak bir hasar görme kaybına neden olur.

Retina hastalıkları nelerdir?

Retina hastalıkları dört ana grupta incelenebilir. İlki retinanın damar hastalıklarıdır. Bunların en önemlisi diyabetik retinopatidir; yani şeker hastalığının gözdibinde yaptığı tahribat. Hipertansiyona bağlı gelişen retina damar tıkanıklıkları da bu grupta yer alır. İkinci grup makula hastalıklarıdır. Makula (sarı nokta) retina tabakasında (ağ tabaka) görme hücrelerinden en yoğun bölge olup, aynı zamanda keskin ve kaliteli görmeyi sağlayan retina bölgesidir. Bu gruptaki en önemli ve en bilinen hastalık 'yaşa bağlı makula dejenerasyonu, yani sarı nokta hastalığıdır. Üçüncü grup ırsi (herediter) retina hastalıklarıdır. Bunlar genetik geçişli hastalıklardır ve en önemli grup gece körlüğüdür. Son grupta ise cerrahi retina hastalıkları, yani retina dekolmanıdır.

Belirtilere dikkat!

Retina sorunu nasıl anlaşılır?

Bazı temel belirtiler var. Bunlar, görme azalması, görme alanının bir kısmının kaybı, cisimleri kırık görme, cisimleri olduğundan büyük veya küçük görme, ışık çakmaları, sinek uçuşmaları olarak sayılabilir.

Retina dekolmanı nedir?

Retina dekolmanı, sağlam retina tabakasının (ağ tabakası) yapışık olduğu göz küresi iç yüzeyinden ayrılmasıdır. Basitçe anlatmak gerekirse, duvar kağıdının duvardan ayrılması olarak düşünebiliriz. Dekole (ayrılmış) olan retina bölgesinde retina hücreleri işlev yapamayacağından görme gerçekleşmez. Dekole alanın genişliği büyüdükçe hastada görme kaybı artar. Özellikle 'sarı nokta' denilen keskin görmeyi sağlayan makula bölgesi ayrıldığında görme düzeyi oldukça azalır. Retina dekolmanı gelişmeden önce hastalar ışık çakmaları, sinek uçuşmaları ya da oval-yuvarlak şekiller tarif edebilirler. Makula bölgesi ayrıldıktan ya da geniş bir retina alanı dekole olduktan sonra ise hastalar görme kaybıyla başvururlar. Bu nedenle özellikle ışık çakmaları ve sinek uçuşmaları şikâyeti olan kişilere mutlaka detaylı retina muayenesi yapılmalı, retina tabakasında yırtık ya da dekolman varlığı aranmalıdır. Retina dekolmanı regmatojen (yırtıklı), traksiyonel (çekintili), eksudatif (sıvı birikimi) olarak üç ana grupta incelenebilinir. Traksiyonel ve eksüdatif retina dekolman tipleri yırtıksız olarak da sınıflandırılabilir.

Kalıcı hasar oluşuyor

Retina yırtığı körlük yapar mı?

Yırtık, retina dekolmanına yol açar ve retina dekolmanı tedavi edilmezse kalıcı görme azalması oluşur.

Her şimşek çakması retina yırtılmasına işaret midir?

Ani olarak başlayan ve devam eden ışık çakmaları retinada yırtık gelişimi açısından önemsenmesi gereken bulgulardır. Özellikle eşlik eden uçuşmalar, görme azalması veya görme alanında daralma varsa retina yırtığı ve dekolman ihtimali yüksektir. Ama öte taraftan aralıklı olarak bir-iki flaş patlaması tarzında olan şimşek çakmaları da vardır. Bu durumda yırtık olmayabilir. Ancak bu olgularda da gözbebeği büyütülerek retina ayrıntılı olarak incelenmeli ve yırtık olup olmadığı saptanmalıdır. Bazen migren hastaları da ışık çakmaları, benzer ışıklı şekiller görebilirler.

Retina dekolmanı tek gözde mi yoksa her ikisinde de mi görülür?

Genel olarak tek taraflıdır. Ancak yüksek miyopisi, çevresel retina dejenerasyonu olanlarda ve genetik bazı retina hastalıklarında diğer gözde de dekolman oluşabilir. O yüzden bir gözde dekolmanı olan kişinin diğer gözü ayrıntılı olarak incelenmeli, varsa yırtık veya yırtık gelişimi için riskli alanlar argon lazerle tedavi edilmeli.

Dekolman görülme sıklığı ne?

Retina dekolmanı görülme oranı yaklaşık olarak 10 bin kişiden birinde görülüyor.

Dekolmanın çaresi ameliyat

Dekolman ameliyatı zor mu?

Yırtıklı retina dekolmanı varlığında tedavi cerrahidir. Uygulanan cerrahi tedavi dekolmanın durumuna göre göz içi ve göz dışı olarak ikiye ayrılıyor. Göz dışı cerrahide göz küresi dıştan bir kemer gibi, kalıcı silikon bant ile sıkılır. Takiben kriotreapi (dondurma) ya da lazer tedavisi yapılır. Aynı seansta gerekirse göz içerisine hava, gaz gibi tampon maddeler enjekte edilir.

Bazı retina dekolmanlarında pnömatik retinopeksi cerrahisi çok faydalı. Bu ameliyatta, göz içine gaz enjekte edilip, yırtık bölgesine göz dışından lazer ya da krio (dondurma) işlemi uygulanıyor . Göz içine verilen gaz kendiliğinden genleşip retina yırtık bölgesi üzerinde baskı uygulayıp yırtığın kapalı durmasını sağlıyor.

Göz içi cerrahide vitrektomi ameliyatı gerçekleştiriliyor. Göz küresine milimetreden küçük cerahi aletlerle girilerek bozulmuş olan vitreus tabakası temizlenir, retina yırtık bölgesine lazer işlemi yapılıp göz içine duruma göre hava, gaz ya da silikon gibi tampon maddeler

konulur. Bu tampon maddelerden sadece silikon daha sonradan ikinci bir cerrahi işlemle çıkarılabilir. Verilen hava veya gaz birkaç hafta içerisinde göz içerisinde kendiliğinden emilir.

Yırtıklı retina dekolmanında cerrahi başarı yüzde 90'larda. Ameliyat sonrası görme düzeyini etkileyen çeşitli faktörler var. En önemlisi cerrahi öncesinde makula bölgesinin ayrılıp ayrılmadığı ve retina dekolman bölgesinin genişliğidir. Ayrıca hastanın yaşı, dekolmanın süresi, önceden delici göz yaralanması ya da göz cerrahisi geçirip geçirmediği, görsel başarıyı etkiliyor.

'Sarı nokta'ya antioksidan desteği

Gözdeki sarı nokta hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak için antioksidan desteğine ihtiyaç var. Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, A, C, E vitaminleriyle çinkonun sarı nokta hastalığının ilerlemesini önlediğini belirtiyor.

Makula dejenerasyonu nedir?

Makula lutea (sarı nokta), retina tabakasında görme hücrelerinin en yoğun olduğu bölge. Aynı zamanda keskin ve kaliteli görmeyi sağlayan retina bölgesidir. Makula bölgesindeki görme hücreleri aydınlık ortamda renkli görme ve keskin görmeden sorumludurlar. Makula dejenerasyonu (yaşa-bağlı makula dejenerasyonu, senil makula dejenerasyonu, sarı nokta hastalığı) tipik gözdibi bulguları olan ve ileri yaştaki kişilerde görülen bir retina hastalığıdır. Günümüzde yaşa bağlı makula dejeneresansı ülkemizde ve dünyada 50 yaş üzerindeki kişilerde en sık körlük sebebi olmaktadır. Hastaların ilk başvuru şikâyeti görme düzeyinde azalma, orta noktayı görememe, düzensiz görme, görmede kırılma şeklinde olmaktadır.

Hastalıkta risk faktörleri neler?

Risk faktörleri arasında ileri yaş, aile hikâyesi, ultraviole ışık, sigara yer almaktadır. Yine de yaşa bağlı makula dejeneresyonu gelişiminde en önemli iki risk faktörü ileri yaş ve genetiktir.

Adına neden sarı nokta hastalığı deniyor?

Makuladaki bazı özel pigmentler nedeniyle retina bu bölgede sarı göründüğü için bu şekilde anılıyor. Makula dejenerasyonu, yani daha doğru bir tabirle yaşa-bağlı makula dejenerasyonu halk arasında sarı nokta hastalığı olarak bilinir.

Hastalığının nedeni ne?

Nedeni henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Yaşa bağlı makula dejeneresansı gelişiminde en önemli iki risk faktörü ileri yaş ve genetik yatkınlıktır. Ultraviyole ışığa maruz kalma (örneğin güneşli iklimlerde yaşayanlarda daha sık görülüyor) ve sigara içmek de riskli.

Daha çok kimlerde görülüyor?

Sarı nokta hastalığı, 50 yaş üstündekilerde görülüyor ve sıklığı yaşla birlikte artıyor. 50'li yaşlarında yüzde 2-5 oranında görülürken, 65-75 yaşları arasında yüzde10, 75 yaş ve üzerinde yüzde 30 oranında görülüyor. Kadın erkekten daha sık görülüyor.

Hastalığın belirtileri nelerdir?

Hastaların ilk başvuru şikâyeti, görme düzeyinde azalma, düzensiz görme, görmede kırılma şeklindedir. Bu belirtilere başka retina hastalıklarında da rastlamak mümkün. Özellikle görme azalması pek çok makula hastalığının ortak bulgusudur. Kırık görme (metamorfopsi) düz cisimlerin eğik görülmesi şeklinde tarif edilebilir ve 'yaş tip sarı nokta hastalığı'nda sıklıkla görülür.

Bu belirtileri olanlar detaylı muayeneden geçmeli. Yaşa bağlı makula dejeneresansında muayeneyi takiben teşhisi doğrulamak, tedavi şeklini belirlemek için bazı tetkikler yapılır. Göz anjiyosu ve retina tomografisi en sık kullanılan tetkiklerdir. Göz anjiyografisinde hastanın ön kol toplardamarından özel bir boya maddesi verilir. Böylece damarlar görüntülenir. Optik koherens tomografide ise retina ve özellikle makula tabakasının ayrıntılı kesitleri elde edilir, retina kalınlığı tespit edilebilir.

Hastalığın tipleri var mı?

Genelde 'kuru' ve 'yaş' tip diye iki gruba ayrılır. Olguların yüzde 90'ına yakın bir kısmında kuru tip gözlenirken, geri kalan yüzde 10'u yaş tip makula dejeneresyonu oluşturuyor.

Kuru tipte retina tabakasında 'drusen' adı verilen metabolik ürünlerin birikimiyle ilk lezyonlar oluşuyor. Kuru tip gelişen hastalarda görme düzeyi bir miktar azalabiliyor ancak belirgin kayıp ve körlük gelişmiyor. Kuru tip olgularının bir kısmında ise ilerleyici hücre hasarına bağlı ciddi görme azalması gelişebilir veya yaş tipe dönüşüm izlenebilir. Bu nedenle düzenli takip çok önemli.

Yaş tip makula dejeneresyonunda ilk olarak retina tabakası altında anormal bir damar yumağı oluşur. Takiben bu damar yumağı, retina tabakasının içine doğru ilerler ve ağ tabakada ödem (doku kalınlaşması) ve kanama yapar. Bu tipte belirgin görme kayıpları ve körlük gelişebiliyor.

Hastalık önlenebilir mi?

Hastalığın tümden engelleyecek bir tedavi şekli henüz yok. Ancak kuru tip sarı nokta hastalığı olanların ilerlemesini yavaşlatmak ve yaş tipe dönüşme sıklığını azaltabilmek için antioksidan desteğiyle ilgili yapılan çalışmalar mevcuttur. A, C, E vitamin leri ve çinko kombinasyonun kuru tipten yaş tipe dönüşüm sıklığını azalttığı rapor edilmiştir. Son yıllarda yapılan diğer çalışmalar hastalığa neden olabilecek genlerle ilgili önemli bazı ipuçlarını açığa çıkarmıştır.

Sigarayı bırakın, güneş gözlüğü kullanın

Erken teşhis tedaviyi etkiler mi?

Erken teşhis hastalığın ilerlemesinde etkili bazı faktörlerin düzeltilmesi konusunda fırsat tanıyor. Sigara bırakılmalı. Güneş ışığının negatif etkileri var; ultraviyole korumalı güneş gözlüğü kullanılmalı. Daha önemlisi antioksidan alınırsa yaş tipe dönüşme riski azaltılabiliyor. Yaş tip sarı nokta hastalığında da hasta hekime ne kadar erken başvurursa

tedavi vakit geçirmeksizin başlar ve makuladaki ödem ve kanamaların yapacağı hasar o oranda sınırlandırılabilir.

Sarı nokta tedavisi nasıl yapılıyor?

Kuru tip makula dejeneresansı için henüz kesin bir tedavi mevcut değil. Hastalık saptanan kişilerde yaş tipe döüşme riski olduğundan sık takip yapılmalı. Hastalar günlük olarak bir çeşit görme alan testi olan Amsler testini (kareli kağıt testi) yapmalı; mevcut çizgi-

lerde kırılma, eğrilme ya da kaybolma geliştiğinde vakit geçirmeksizin göz hekimine müracaat etmelidirler. Makula dejeneresyonundan korunmak için erken yaşlardan itibaren yüzde 100 ultraviole korumalı güneş gözlükleri takılmalı; karotenoid ve luteinden zengin yeşil yapraklı sebze tüketimine ağırlık verilmeli ve sigara kullanılmamalıdır.

Yaş tip makula dejeneresyonunda amaç, görme kaybını azaltmak ve mevcut görme keskinliği düzeyini korumaktır. Bazı olgularda argon lazer tedavisi yeterli olurken, bir kısım olguda fotodinamik tedavi (halk arasında soğuk lazer olarak bilinen tedavi) ile uygulanan lazer tedavisi görme kaybının durdurulması sağlanıyor. Fotodinamik tedavi sırasında retina altında varolan anormal damar yumağı hedefleniyor ve bu esnada komşu sağlam retina dokusuna zarar verilmiyor. Fotodinamik tedavide hastaya damar yoluyla verilen özel bir ilaç 10 dakika kadar sonra gözdeki hastalıklı dokuda toplanıyor. Takiben göz dışından uygulanan özel bir lazer ışını yardımıyla ilaç etkili hale gelerek dokudaki damar yumağını tahrip ediyor. Bu ilaç vücuttan 24 saatte atıldığı için hastalar ilk 24-48 saatte gün ışığı ve halojen lambalarla direk temas etmemeli, uzun kollu giysiler giymeli ve koruyucu gözlük takmalır. Hastalık tekrarlarsa yine fotodinamik tedavi yapılabilir.

YARIN: Lensler

Okuyucu Yorumları (Henüz yorum yapılmamış.)
Misafir


Lütfen bekleyiniz...

Diğer Makaleler Haberleri

Üye Girişi

porttakal.com üyeliğiniz yoksa burayı tıklayarak üye olabilirsiniz.
Parolanızı hatırlamıyorsanız buradan yeni bir şifre belirleyebilirsiniz.
Üyeliğinizin aktivasyon kodunu buradan girebilirsiniz.