Bugün Cumartesi 25 Ekim 2014 - 07:26

Mikonos"ta seks ve özgürlük (5)

Mikonos"ta seks ve özgürlük (5)
Son güncelleme : 12 Temmuz 2008 10:40

ÖZKAN ALTINTAŞ -TÜRKİYE TURİZM MİKONOS /YUNANISTAN - Ankara gemisiyle bütün gece yol aldık. Tereyağı gibi denilecek bir deniz vardı. Bir gece önce güneş muhteşem bir kızıllıkla önümüzde batmıştı. Günbatımını doya doya izlemiştik. Gece ise barda dansedip eğlenmiştik.

Sabah 06.00"da Mikonos "a vardık. Sabaha kadar eğlenen adada sabahı köründe kimseyi bulamazdık. Uykudan uyandığımızda gemi limana demirlemişti. Kahvaltımızı ettikten sonra geminin güvertesinden dünyanın dilinden düşmeyen adayı izledik.

Mikonos ağacın ve yeşilin pek fazla olmadığı, kuru topraklara sahip bir ada .

Popüler olmadan önce çok az insanın yaşadığı basit bir balıkçı köyü iken, kış aylarında nadiren yağan yağmurun sularını sarnıçlarda toplayıp kullanırlarmış. Şimdi yüzbinlerce insana su, Pire "den büyük tankerlerle geliyor ve hiç kesilmiyor. Ada turist çekmeye başladıktan sonra pekçok ev, dükkan, otel, pansiyon yapılmış.

İki katlı, küçük, beyaz boyalı, mavi pencereli ve küçük mavi balkonlu evler. İki metre genişliğinde, kayrak taşı döşeli sokaklar. Köyde Akdeniz özelliğine aykırı tek bir yapıya rastlanmıyor. Resmi binalarda bile aynı forma sadık kalınmış.

Dünyada çılğınca eğlencenin merkezi olarak bilinen adada gemi yeni limana yanaştı. Dünyaya eğlencenin merkezi olarak tanıtılan bu küçücük adaya gemilerin biri gelip biri gidiyordu. Ayrıca her yarım saatte bir uçak iniyordu. sokaklarda turistten adım atamıyor, omuz omza yürünülüyor. Plajları ise tıka basa turist dolu bir ada.

BÜYÜKADA VE HEYBELİADA DAHA MUHTEŞEM

Mikonos "tan bahsederken İstanbul "un hemen yanıbaşında bir doğa cenneti olan Büyükada ve Heybeliada "yı kıyaslamamak mümkün değil. Bizim adalarımızı anlatmak için kitaplar yetmez. Ancak her ne hikmetse bir dünya cenneti olduğunu duyurmak için bir gayret gösterilmez. Hele Mikonos "un akşam üzeri rınhtımındaki kafeleri görünce Büyükada "nın iskelesindeki muhteşem kahvehaneleri ve lokantaları hatırlamamak mümkün değildi. Bizim adalarımız güzellikleriyle dünyada eşsizdir. Mikonos "la kıyas bile edilemez.

Mikonos seks ve özgürlük cenneti olarak sunulurken, İstanbul sınırları içerisinde Prens Adaları , birer doğa cennetidir ve Mikonos "tan binlerce defa daha güzeldir.

İstanbul gibi bir dünya başkentinin yanı başında böyle güzellikler varken neden aynı özen gösterilmiyor ve turizme açılmıyor? Gelenler ise sadece yarım günlük gezilerle yetiniyorlar? Ege denizindeki adaları gezenler örnek almıyorlar mı?

MİKONOS "TA HERŞEY İNSAN ELİYLE YAPILIYOR

Adada hoşa gidebilecek, bahçe, çiçek, ağaççık ne varsa hepsi insan eliyle, büyük çabalarla yetiştiriliyor. Adanın her sokağını kırmızı renkli begonviller sarmış. Tüm halk yolların temizliği, evlerin güzelliği için gayretle uğraşıyor. Binlerce insanın dolaştığı yollarda bir fıstık kabuğu bile yok. Evler yılda iki kez boyanıyor. Tüm plajlar pırıl pırıl. Denizi de kumu da tertemiz.

ADANIN PLAJLARINDA ALABİLDİĞİNE ÖZGÜRLÜK VAR

Adaya 1960"larda önce hipiler gelmiş. İskelenin ve köyün aksi yönünde, yürüyerek yarım saatte varılan sapsarı kumlu plajda, gönüllerince, sereserpe yaşamaya başlamışlar. Ada halkı onları hiç rahatsız etmemiş. Hipileri merak edenler, onlar gibi pervasız yaşamaya özenenler adaya akın etmişler ve bugünün Mikonos turistik adası oluşmuş. Hipilerin plajı şimdi Paradiso adı ile çıplaklar kampı olarak kullanılıyor.Yakından ya da uzaktan dürbünle kimse dikizlemiyor.

EĞLENCEDE SINIR YOK

Adada herşeyin fiyatı bize göre iki üç kat pahalı ancak içkiler oldukça ucuz. Sayısız küçük lokantalar, kafeler özellikle geceleri dolup taşıyor. Eğlencede sınır yok. Tek sınır, başkasını rahatsız etmemek. Bir kaya yığını üzerinde, turizm ve eğlence merkezi yaratmak için bilgi, uygulamadaki titizlik, temizlik, misafire alabildiğince hoşgörü yeterli oluyor.

OTOBÜSLER VE TAKSİLERİN KRALLIĞI

Mikonos "ta Venedik Mahallesi , barlar sokağı, eski çarşı ve Cennet Plajı (Paradiso Beach ) görülmesi gereken yerler olarak anlatıldı. Ancak adada en büyük sıkıntı ulaşımdı. Kötü bir ulaşım sistemi olan adada otobüsler akşamın belli bir saatlerinden sonra çalışmıyor. Gün içinde ise aşırı kalabalık olan otobüslerin kalkış saatleri belirsizdi. Daha da kötüsü hergün binlerce turistin geldiği adada sadece 8 adet taksi bulunuyor. Taksiler 3 ay çalışıp 9 ay boş kaldıkları için de fahiş fiyat istiyorlar. Durakta bekleyen yolculardar sıraya bakmaksızın hava alanı veya uzak msafeye gidenleri tercih ediyorlar. Bu nedenle taksi şoförleri ikna etmek için yolcular adeti yalvarıyorlar.

Adadaki bu eksikliklerden ötürü mağduriyeti kaldırmak için Pronto Tour gemiden merkeze ve cennet plajına transfer hizmeti koymuştu.

Yaklaşık 4-5 kilometrelik gemiden merkeze olan mesafe için 10 euro , öğleden sonra cennet plajına 20 euro, gece gemiden merkeze 10 euro ücretle ötobüslerle taşıma yaparak bu sorunu ortadan kaldırdı.

MİKONOS "UN KADINLARI BIYIKLI SAKALLI

Gemiden şehre otobüslerle giderken rehberimiz İsmail Erbaş yine espirili anlatımıyla Mikonos hakkında bilgiler verdi. Gerçekleri çok şık bir şekilde anlatan rehber herkesi gülmekten kırıp geçirdi. Özellikle eşcinseller adası olarak bilinen ada için anlattıklarına gülmemek mümkün değildi.

Bunlardan birisi şöyle:

Eşcinsel arkadaşımızın annesi hacca gitmiş. Dönüşte öğlunu aramış

"Evladım kabeye gittim artık hacı oldum" demiş

Çocuk hemen atılmış "Bende gittim anne" demiş

Annesi "Ne kadar sevindim yavrum. Ne zaman gittin?" diye sormuş

Sık sıkı Mikonos "a giden çocuk "Ben her hafta gidiyorumu anne" demiş

Bilindiği gibi Mikonos eşcinsellerin kabesi olara tanınıyor.

Bir de mikonosta eşcinsellerin neden bu kadar çok olduğunu çok düşündüm.

Bu adada erkekler eşcinsel olmasın da ne olsun?

Sokakta kadınlarına bir dikkat edin .Herbiri şişman, sakallı ve bıyıklı . Hatta berberler 20 euroya kadınlara saç sakal traşı bile yapıyor.

Ancak Mikonos için Amazonlar Adası 'da deniliyordu. Kadınların erkekleşmesi herhalde buradan geliyordu. Nitekim çarşıda Amazon kabartmalarını görünce yanılmadığımızı anladık.

MİKONOS "UN GÜNDÜZÜ

Mikonos "un iskelesinde sebze, meyve ve balık pazarı kurulmuştu. Arabasını çeken satıcılar tazgahları kurmuşlardı. Rehberimizin "Adalar Türkiye olmasa aç kalır. Bir çok sebze meyve Türkiye "den geliyor" dediğini hatırladık.

Domatisler, satalatar ve sebzelerde Türkiye topraklarında üretilmenin getirdiği canlılık vardı. Satıcılarla akşama hazırlanan lokanta sahipleri pazarlık ediyorlardı.

rehberimizin peşine takılarak rıhtımdaki küçük kiliseden Venedik Mahallesi "ne doğru gittik. Daracık şirin sokaklardan geerek denizin üzerinde deilecek kafelerin lokantaların sıralandığı Venedik Mahallesi "nin geçerek değirmen bölgesine geldik. Mikonos resimlerinde yer alan 4 değirmen oldukça güzel duruyordu.

Daha sonra rehberimizden ayrılarak adanın içlerine doğru girdik. Her sokak özenle süslenmişti. Mikonos insan eliyle güzelleştirilmişti. Beyaz boyarı evler, rengarenk boyalı kapılar çerçeveler ve merdiven trabzanları.. Kayrak taşı döşeli ve halka halka boyanmış sokaklarla Mikonos şık bir görünüme bürünmüştü.

HER VİTRİNDE SEKS SİMGESİ

Vitrinlerde satılan her ürün seks kokuyor. Kartpostalların üzerinde büyük erkek organları bulunan insanlar, biblolarda iri erkek organları ve sevişen çiftler vardı. Seks ve özgürlüğün simgesi olan adada seksi simgeleyen herşeyin olması için özen gösterilmişti.

Bu arada her binanın tepesine haç yerleştirilmişti. Depoya, ahıra her yere... Birisi "Mikonos binbir kilise adası gibi görünsün istiyoruz" demişti.

MİKONOS 'UN SEMBOLU PELIKAN PETRUS

Mikonos "un sokaklarında 1950'li yıllarda kanadı sakatlanınca uçuşuna devam edemeyip adaya mecburi iniş yapan bir pelikan dolaşıyor. Artık adanın sembolü olmuş. Adına"da o ünlü şarap metrus koymuşlar. Pelikan "da şarap gibi adada yıllanıyor. Petrus Mikonos "un valisi gibi. Heryere girip çıkıyor. Bedava yemek içmekten o kadar semirmiş ki otuz kilo rahat var.

Aslında Mikonos 'un gerçek Petrus 'u günü geldiğinde eceliyle ölmüş. Yunanlılar kurnaz.. Biliyorlar ki turistlerin ilgisini çekiyor.. Gidip dört yeni pelikan kuşu daha bulmuşlar.. Her birini adanın başka bir yerine yerleştirmişler.. Turistler bir tane sanıyor ama "Petrus " namıyla dolaşan dört pelikan var..Mikonos 'un sokaklarını arşınlarken ezberledik. Gece gezisi için artık nedere neyin olduğunu öğrenmiştik. bu arada eşime adalarda çok moda olan gümüş rengi bir sandalet ve sipariş edilen biri iki malsemeyi almayı ihmal etmedik.

ÇIPLAKLAR PLAJI, PARADISO BEACH 'E YOLLANDIK

Bizi bekleyen otobüse binerek Ankara gemisine döndük. Öğlen yemeğimizi yedikten sonra maylarımızı ve havlularımı hazırladık. Çıplaklar plajı için hazırdık. Otobüslere bindiğimizde rehberimiz saat 18.00'de döneceğimizi bildirirek, saat 19.00'dan itibaren çılgınlıkların başladığını ve herkese uygun olmadığını söyledi. Aslında bu çılgınlıkları görmek isterdik. Fakat aramızda her yaştan turist vardı. Onlara uymak zorundaydık.

Otobüsümüz yer varken neden genişletilmesi için çaba gösterilmediğini anlayamadığım dar yollardan sallana silkine geçerek gidiyordu. Yol boyunca motosiklet veya araç kiralayan turistlerin yaptığı kazaları gördük. Eskiden bu yollarda eşek veya katırlarla gidilirmiş. Günümüzde ise modern eşek denilen motorisletler ile 4 tekerlekli ATR araçları yerini almış. Otobüs taksi olmadığı için bu araçları kiralayanlar soluğu plajda ve eğlence yerlerinde alıyorlar.

CENNET PLAJININ DIŞI BAKIMSIZDI

Cennet Plajı'na toz toprak içinde hiçte adına uygun olmayan bir kapıdan girdik. Adanın diğer yanları temiz kalırken bu yanı ihmal edilmiş gibiydi. Yaklaşık 3 kilometre uzunluğunda bir plajdı. Hasır güneşlikler ve şezlonglar yığın yığındı. Plajda boşluk yok gibiydi. Arka tarafında ise sıra sıra barlar, kafeler, fast-food ve hediyelik eşya satan dükkanlar yer alıyordu. Uzun tezgahlı barların önünde ise bir sürü insan yiyip içiyordu.

Plajın sol tarafında rahatsız edici boyutlarda müzik çalıyor ve mayolu girenler içindi. Sağ tarafı ise daha sakındi ve çıplak girenler oradaydı. Sakin diye sağ tarafı seçtik. Otobüsteki diğer yolcular mayolu bölümü tercih etti.

PLAJIN BİR BÖLÜMÜNDE HERKES ÇIPLAKTI

Çıplaklar plajı bölümünde bir çok kişi kadın erkek çıplak güneşleniyor, denize giriyor ve ellerinde raketlerle kum tenisi oynuyorlardı. İster mayolu ister çıplak giriliyordu. Kimsenin kimseyle ilgilendiği yoktu. Bu rahatlık nedeniyle isteyen çıplak dolaşıyor, isteyen mayolu olabiliyordu.

Müthiş sıcak vardı. Ateş gibi yanan kumların üzerine havluları sererek uzandık.Bizde çıplakları rahatsız etmeden güneşlendik ve denize girdik.

Bu arada limana gelen yabancı gemilerden bazı Türk turistlerin Mikonos 'a geldiğini çarşıda görmüştüm. Bir süre sonra bu gruplardan bazı kişilerin kara gözlüklerle ellerini arkalarına kavuşturup çıplak yatanlarını arasında dolaşarak dikizlediklerini farkettim.Önce bir kişi gelenler sonra bir kaç kişi oldu. Sonra tarihi eser seyreder gibi gruplar oluştu. Biz tipik Türk aklına sahip olduğumu için farketmiştik. Ancak çıplak yatanların bunlardan haberi yoktu.

Deniz tertemizdi. Doya doya denizi girdik ve güneşlendik.

Otobüsün kalkma zamanı geldiğinde kalkarak barların önünden yürürken müziğin volümünün arttığını, akşama kadar içki içen kalabalığın çoştuğunu, genç kızların mermer msaların üzerine çıkarak çılığınca dansa başladıklarını gördük. Paradiso Beach "de çılğın müzik 18.00"de başlamıştı. Vanelli ve Saris"in müziğiyle çılgına dönenler kendilerini mermer masaların üzerine attılar. bütün masaların üzerleri dolmuştu. Çevrelerini saranlar ise yerde dansediyordu. Ellerinde içkiler çılgın müziğin ritmine uyarak öpüşüyorlardı. Cennet Plajı'nda rehberin dediği gibi çılgınlık saatleri başlıyordu.

Paradiso Beach "de çılğın müzik 18.00"de başladı.Vanelli ve Saris"in müziğiyle çılğına dönenler kendilerini mermer masaların üzerine attılar.

Otobüslerimize binip gemiye yollandığımızda çılgın müziğin "güm güm" diye çalan ritmini uzun süre duyduk.

MİKONOS 'UN GECESİ

Gemiye dönenler oldu dönmeyenler oldu. Dönmeyenler yemeklerini birer balıkçı lokantasında yediler. Biz yemekğimizi gemide aldıktan sonra gece bir yerde oturup içki içmeyi tercih ettik.

Gündüz sıcaktan kavrulan Mikonos 'ta gece olunca serinlik basıyor ve dükkanlar açılıyor. Işıl ışıl ve canlı dar sokaklarda gündüz grdüğümüz dükkanları açık haliple izledik. Her yerde balık lokantalır vardı ve tıka basa doluydu . Venedik Mahallesi bölümündekilerde ise yer yoktu.

Bir kafeteryaya oturarak Türkiye 'nin Efes 'i tadındakı Miytos birayı yudumlayarak denizi ve insanları seyrettik. Herkes piyasa yapıyordu. Lokantadaki sandalyelerin arasından akın akın insanlar geçiyordu. Her milletten insan vardı. Türk olduğumuzu anlamayıp bizde İngilzce sandalye isteyenler. İtalyan zannedip İtalyanca konuşmaya geyret edenler.İspanyollar , Almanlar ... Akın akın adaya gelmişlerdi. Adalılar her milletten turistin gelmesini yadırgamıyorlardı.

TÜRKLER NEDEN GELİYORLAR?

Ancak Türklerin turist olarak gelişlerine şaşırıyorlardı. İçlerinde biraz da tarihten kalan kin vardı. Camilerin minarelerini kırmaları bu kinin göstergesiydi. Osmanlının attığı tokattan yanakları hala kıpkırmızıydı. Hatta yolda gelirken yaşlı bir kadının rumca bizlere küfür ettiğini farkettim. Anladığımı anlayan kuyumcu koşarak kadının ağzını kapattı ve benden özür diledi. Dünya değişiyor ama insanların içideki kin durmuyor. Aslında Avrupa Birliği olmasa Yunanistan 'ın hali haraptı. Adalara gelen su için bile AB ton başına 3.5 Euro yardım yapıyordu.

Siyaseti unutup gece yarısı gemimize döndük. Bir süre barda takıldıktan sonra kendimizi yorgun bir şekilde yatağa attık.

Ertesi sabah Pire Limanı 'na ve Atina 'ya gidecektik.

YARIN:ATİNA (PİRE )

Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Misafir


Lütfen bekleyiniz...
  • halil ibrahim kurtipek
    halil ibrahim kurtipek 05 Temmuz 2009 Pazar 19:29 tarihinde yapıldı
    mikinos adası ile ilgili bir bilgi alacaktım çıplaklar plajı ile nasıl gidilir gemi ile vize nasıl kaç gün tur var
    2
    0

Diğer Ekonomi Haberleri

21 Mart - 20 Nisan
Beraberliğinden problemler yaşayan Koç’lar sakin olun başkalarının dolduruşuna gelmeden sadece kendi istekleriniz doğrultusunda tavırlar… devamı
21 Nisan - 21 Mayıs
: Gökyüzünün bugün sizlere verdiği mesaj sakin olmanız insanlar ve yaşayacağınız olaylar ne kadar can sıkıcı olsa da öfkenizi kontrol… devamı
22 Mayıs - 21 Haz
Çevrenizle olan ilişkilerinizi yeniden olumlu yönde yapılandırabilir var olan sorunları akılcı yaklaşımlarla istediğiniz yöne… devamı
22 Haz - 23 Tem
Gün içinde kendinizi daha iyi hissedebilmek için bilinçaltınızda biriken öfkeyi sevdiğiniz bir hobinizle kısa bir süre bile olsa ilgilenerek… devamı
24 Tem - 23 Ağus
Gökyüzü şanslı keyifli ve sağlıklı bir günü müjdelemekte sizlere. Bugün her işiniz kolaylıkla ilerler ve kendinizi ifade etme gücünüz çok… devamı
24 Ağus - 23 Eylül
Gökyüzü bugün ailenize yönelik sözlü saldırılarda bulunacak insanlara karşı dikkatli olmanız için uyarıyor sizleri. Gerçek dışı olay ve… devamı
24 Eylül - 22 Ekim
Bugün kendinize ve sevdiklerinize zaman ayırın tüm sıkıntılarınızı üzerinizden atarak eğlenceli bir gün geçirebilir küçük şeylerden mutlu… devamı
23 Ekim - 22 Kasım
Bugün yetişkin çocukları olan Akrep’ler onlarla iletişim kurmakta zorlanabilir fikir ayrılıkları ve çocuklarınızın dayatmaları ile… devamı
23 Kasım - 22 Aralık
Aşırı stres ve yorgunluktan zayıf düşen bünyenizi güçlendirmeli ve özellikle bu günlerde yediklerinize içtiklerinize dikkat etmelisiniz.… devamı
23 Aralık - 20 Ocak
Gökyüzü bugün gerçeklerle yüzleşeceğinize işaret etmekte. Bilin ki bu durum sizleri güçlendirmek için kendi devriminizi yaşamanız için büyük… devamı
21 Ocak - 19 Şubat
Gökyüzü Aşk dolu bir günü müjdeliyor sizlere… Kalbinizi aşkla çarptıracak yaşamınızda yaşamınızda yeni bir sayfa açacak özel bir… devamı
20 Şubat - 20 Mart
Yaşamınızda hüzün ve şansızlık gölgesinin üzerinizden kalktığı keyifli zamanlara hoş geldin demelisiniz. Bugün olabildiğince pozitif olmaya… devamı

Üye Girişi

porttakal.com üyeliğiniz yoksa burayı tıklayarak üye olabilirsiniz.
Parolanızı hatırlamıyorsanız buradan yeni bir şifre belirleyebilirsiniz.
Üyeliğinizin aktivasyon kodunu buradan girebilirsiniz.