Ulusal Program: Avrupa Birliği İle Müzakerelerin Yol Haritası
Eklenme tarihi: 23.08.2008 23:26:06 | Kaynak: ASAMAvrupa Birliği'nin (AB) aday ülkelerinin üyelik hazırlıklarına yardımda kullanılacak bir dizi politika aracı bulunmaktadır. Katılım Ortaklığı Belgesi de (KOB) bu politikaların aracının temelini oluşturur. Adaylık sürecinin pürüzsüz ve kısa sürede ilerlemesi, KOB'da öngörülen koşulların, yine KOB'da öngörülen süreler içinde yerine getirilmesine bağlıdır. Bu bağlamda KOB, aday ülkelerin üyelik süreçlerinde ilerleme kaydetmeleri için yerine getirmeleri beklenen hususları içermektedir. KOB, 1993 tarihli ünlü Kopenhag Kriterleri'nin her aday ülkenin özel koşullarına göre uyarlanmış ve çok daha detaylı bir açılımıdır ama özünü Kopenhag Kriterleri'ni oluşturmaktadır. Aday ülkeler açısından önemi, kendilerine sunulan KOB sonrasında AB Komisyonu'na cevaben bir Ulusal Program hazırlamalarından kaynaklanmaktadır. KOB sonrası şekillenen Ulusal Program aday ülkenin, Türkiye'nin, AB üyeliğinin gereklerini yerine getirebilmek üzere üstleneceği mevzuat uyumunu ve yapısal değişim yükümlülüklerini ne şekilde ve ne kadar sürede karşılayacağını ortaya koymaktadır. Yani, aday ülkenin AB sürecindeki yol haritası niteliğindedir. Ulusal programın hayata geçmesi için ise Bakanlar Kurulu kararı olarak Resmi Gazete'de yayınlanması gerekiyor.
Ulusal Program altı ana başlıkta oluşur. Bunlar:
-Giriş (Programın Gerekçesi, Hedefi)
-Siyasi Kriterler(Demokrasi, İnsan Hakları)
-Ekonomik Kriterler (Ekonomik Gelişmeler)
-Üyelik yükümlülüklerini üstlenebilme kapasitesi ( AB Müktesebatının
üstlenilebilmesi için alınması gereken önlemler)
-Müktesebatın Uygulanmasına Yönelik İdari Kapasite (Türk
mevzuatında yapılması gerekli değişiklikler)
-Reformların Mali Açıdan Global Değerlendirmesidir. (Yerine getirilmesi
gereken reformların gerektirdiği kaynak ihtiyacı.)
Bu çerçevede Türkiye'nin iki Ulusal Programı bulunmaktadır. İlk Ulusal Program19 Mart 2001'de, ikinci Ulusal Program ise 24 Temmuz 2003 tarihinde açıklanmıştır. Üçüncü Ulusal Program ise, AB'nin Türkiye'den beklentilerini 22 Şubat 2008'de yayımlandığı KOB ile bildirmesinin ardından bu doğrultuda gerçekleştirilen hazırlıkların büyük ölçüde tamamlanmasının ardından taslak metin şeklinde oluşturulmuştur.
Türkiye'nin AB sürecinde yeni yol haritasını gösteren üçüncü Ulusal Program için, Ekim ayında Meclis'in açılmasıyla birlikte çalışmalara başlanması planlanıyor. Üçüncü Ulusal Program'a göre 4 yılda 131 yasal düzenleme, 342 tüzük ve yönetmelik değişikliği ve 33 fasılla ilgili 473 düzenleme yapılması öngörülüyor. 400 sayfadan oluşan programda Anayasa değişiklikleri de bulunuyor. Ulusal Program, üretimden tüketime, sağlıktan eğitime, tarımdan sanayiye, enerjiden çevreye, adaletten güvenliğe, günlük yaşamın her alanında köklü değişiklikler getiriyor.
Programın giriş bölümünde, 'Türkiye'nin hedeflerine ulaşmasını sağlayacak en önemli projesi Avrupa Birliği'ne tam üyeliktir. Avrupa Birliği'ne üyeliğimiz, halkımızın desteklediği ulusal bir hedeftir' vurgusu yapılıyor.
AB cephesinde ise Ulusal Program'ın en önemli özelliğini Siyasi Kriterler başlığı altında yer alan taahhütler oluşturuyor. Programda, Hükümet'in öngörülen yasal düzenlemeleri tamamlamaya kararlı olduğu vurgulanarak, 'Temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve hukukun üstünlüğü, insan hakları, azınlıkların korunması ve saygı görmesi hususlarında yapılan tüm reformların uygulamadaki etkisinin artmaya devam etmesi ve gerekli görülen tamamlayıcı yasal düzenlemelerin de ivedilikle hayata geçirileceği konusunda Hükümet'in iradesi tam ve kesindir. Türkiye artık, ağırlıklı olarak siyasi kriterler alanında gerçekleştirilen reformların uygulanmasının iyileştirilmesi ve süregelen zihniyet değişikliğinin pekiştirilmesi dönemine girmiştir' deniliyor.
Taslak metinde, siyasi kriterlerde kamu yönetiminin işlevselliği üzerinde duruluyor. İşlevsel bir 'Kamu Denetçiliği Kurumu' kurulmasından söz ediliyor. 'Siyasi Etik Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Taslağı'na ilişkin çalışmaların süratle tamamlanacağı ifade ediliyor. Taslak, Mal Bildirimi'nde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin hükümler de içeriyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harcamalarına ilişkin olarak programda, Anayasa'nın 160. maddesindeki değişiklik doğrultusunda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harcamalarının ve devlet mallarının denetimi mevcut uygulamada olduğu gibi Sayıştay tarafından yapılmaya devam edileceği ve kalan teknik düzenlemelerin tamamıyla yerine getirilmesi amacıyla yeni Sayıştay Kanunu'nda bir madde yer alacağı vurgulanıyor.
Siyasi Kriterler açısından, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) danışma organı olma niteliği, anayasa ve ilgili yasa değişiklikleriyle yeniden tanımlandığı vurgulanarak, gerçekleştirilen bu reformların etkin şekilde uygulanmasının sağlanmasına devam edileceğinin altı çiziliyor.
İç güvenlik kapsamında program, iç güvenlik hizmetinin, sivil iradenin belirleyeceği politikalar doğrultusunda ve yine onun denetim ve gözetiminde, hukukun üstünlüğü ve insan hak ve hürriyetleri çerçevesinde, kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri tarafından yerine getirileceği üzerinde duruluyor. Bu kapsamda, iç güvenlik yönetiminin koordinasyonunu ve sivil idarenin iç güvenlikle ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını etkin olarak yerine getirmesini güçleştiren mevzuat hükümlerinin ve uygulamalarının değiştirileceği taahhüt ediliyor.
Programda, TBMM ve Bakanlar Kurulu üyeleriyle ilgili olarak saydamlık, tarafsızlık, dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu yararını gözetme gibi etik ilkelerin belirlenmesi için 'Siyasi Etik Kanun Taslağı'nın süratle Meclis'e sevk edileceği de bildiriliyor.
Bunun yanında Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'nın yeniden yapılandırılacağı, 'Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Taslağı'nın Meclis'e sevk edileceği ve Adalet Bakanlığı'nın, 2010-2014 yıllarına ilişkin misyon ve vizyonunu oluşturmak amacıyla bir Stratejik Plan hazırlayacağı da programda dile getiriliyor.
Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun, objektiflik, tarafsızlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılacağı ve davaların hızlı, basit ve en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesini sağlamak amacıyla gerekli değişikliklerin yapılacağı ve nezarethanelerin uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi çalışmalarına devam edileceği de Üçüncü Ulusal Program'ın hedefleri arasında yer alıyor.
Programın üzerinde durduğu bir diğer alan da kadınlar. Kadınların toplumdaki statüsünün daha da güçlendirileceği belirtilen programda, hâkim ve savcı, belediye, kolluk kuvvetleri ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlara yönelik kadın hakları konusunda özel eğitimlerin verileceğine dikkat çekiliyor. Bu konuda ayrıca, şiddet tehdidi altında olan kadınlar için belediyelerce sığınma evleri kurulması çalışmalarına da devam edileceği ifade ediliyor.
İşkence ve kötü muamelenin önlenmesine önem verilmeye devam edileceğinin vurgulandığı programda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu'nun da gözden geçirileceği dile getiriliyor. Bu bağlamda ayrıca, barışçıl toplanma ve gösteri özgürlüğüne ilişkin tüm reformların uygulanması doğrultusunda kolluk kuvvetleri tarafından orantılı güç kullanımına yönelik tedbirlerin uygulanması konusunda Türk Polis Teşkilatı'nın toplumsal olaylara müdahale kapasitesinin güçlendirileceği de programda vurgulanıyor.
Programda ifade ve basın özgürlüğü çerçevesinde, şiddet içermeyen eleştiri mahiyetindeki ifadelerin cezalandırılmamasına yönelik tedbirlerin alınacağı ifade edilerek, namus cinayetlerinin daha ağır şekilde cezalandırılmasını öngören yeni 'Türk Ceza Kanunu' hükümlerinin etkin olarak uygulanmasının sağlanacağı belirtiliyor.
Din özgürlüğü ve hoşgörü kapsamında programda, din özgürlüğünü tam anlamıyla tesis etmek amacıyla, hoşgörü ortamının oluşması için gerekli görülen tedbirlerin alınacağına vurgu yapılarak, Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun kabul edilmiş olup, gayrimüslim cemaatlerin din adamı ihtiyacının karşılanması için Anayasa'nın temel ilkeleri ve laik milli eğitim anlayışı çerçevesinde uygun görülecek tedbirlerin alınacağı da ifade ediliyor.
Kültürel haklar alanında gerçekleştirilen kapsamlı reformların uygulanmasına devam edileceğinin belirtildiği üçüncü Ulusal Program'da özel veya resmi tüm hizmetlere engellilerin tam erişiminin sağlanacağı ve çocuk işçiliğiyle mücadele çalışmalarına devam edileceği vurgulanıyor.
Ekonomik kriterler açısından program mevcut sorunları ortadan kaldırmaya yönelik adımların atılmaya başlanacağı mesajı veriyor. Bu bağlamda, Türkiye-AB arasındaki gelişmişlik farkının azaltılması hedefine yönelik olarak istikrar odaklı makro ekonomik politikaların genel çerçevesinin korunmasının sağlanacağı, enflasyon hedeflemesi rejimine ve özelleştirme programının uygulamasına devam edileceği ve kayıtdışı ekonomi ile mücadele için bir strateji kapsamında orta ve uzun vadeli tedbirlerin uygulanacağı vurgulanıyor.
*Ankara Üniversitesi, ATAUM AB Uzmanı, Erhan.Akdemir@politics.ankara.edu.tr
Benzer Haberler
Türkiye ve ABD arasındaki askeri ve siyasi ilişkileri kopma noktasına getiren 4 Temmuz 2003'teki çuval krizinden tam beş yıl sonra iki ülke yeniden uzun vadeli planlarını masaya yatırdı. Washington -Ankara arasında başlatılan anlık istihbarat paylaşımı çerçevesinde 3'üncü defa bir araya gelen ABD Genelkurmay 2'nci Başkanı James Cartwright ile Genelkurmay ' 2
Babacan: 2008 Ulusal Programı tamam04 Ağustos 2008 13:27 Dışişleri Bakanı Babacan, Türkiye 'nin 2008 yılına ait ulusal programının da tamamlanmış durumda olduğunu, programın siyasi karar aşamasına getirildiğini belirtti. Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan , Türkiye 'nin AB müktesebatını üstlenmeyle alakalı bugüne kadar pek çok adım attığını ve bundan sonra da bu adımlara hızlı bir şekilde devam edeceğini söyledi
Babacan: AB Ulusal Programı ay sonu hazırANKARA - AKP 'yi kapatma davasının sıkıntısından kurtulan hükümet, AB 'ye üyelik sürecini hızlandırıyor. Dışişleri Bakanı Ali Babacan, 2008 'Ulusal Program 'ın ay sonuna hazır olacağını açıkladı
Yeni ekonomik program için IMF ile anlaşmak şartYani piyasaların yeni ve iddialı bir ekonomik program umudu, hemen hemen tümüyle, IMF'yle yeni bir ihtiyatı stand-by anlaşmasına kilitlenmiş durumda. Ekonomi bürokratları, önümüzdeki dönem için, 2009-2011 yılları için hazırlanmış olan 'Orta Vadeli Program'ın geçerli olduğunu, yeni bir ekonomik programa ihtiyaç duyulmadığını söylüyorlar
Ulusal program hazırlıkları neler getiriyor?Başbakan Erdoğan'ın son şeklini vererek önümüzdeki günlerde açıklayacağı Avrupa Birliği(AB) üyeliği için neler yapılacağını anlatan Ulusal Program, özellikle gelecek beş yılda Türkiye'deki yaşam biçimini kökünden değiştirecek düzenlemeler içeriyor. Ulusal Program'ın yürürlüğe konmasıyla birlikte KDV ve ÖTV gibi vergilerin tanımı ile oranları değişecek
Fotoğraf Galerileri
En Son Dünya Haberleri
Tarihte Bugün
