Porttakal Anasayfa
Şifremi Unuttum
Haberler Anasayfa » Dünya Haberleri » Schröder: Avrupalıların Türkiye'ye sözü var
Dünya Haberleri

Schröder: Avrupalıların Türkiye'ye sözü var

Eklenme tarihi: 30.10.2008 14:20:19 | Kaynak: Haber7
Schröder: Avrupalıların Türkiye'ye sözü var

Eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, "Avrupalıların Türkiye'ye verilmiş bir sözü var. 40 yıldan daha evvel, o zamanki Ortak Pazar Türkiye'ye (sen üye olabilirsin) diye söz verdi'' dedi.

Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası'nın (TTSİS) 28. semineri, ''Gelecek'' başlığıyla Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı Tekirova beldesindeki Martı Myra Otel'de başladı.

Seminerde konuşan Schröder, tüm dünyada etkili olan ekonomik krize değinerek, krizin uluslararası sorunların çözümü için fırsat olduğunu söyledi. Krizin çözümünde tek tek ulusal çözümlerin yeterli olmayacağını belirten Schröder, işini yapabilen kontrol kurumlarına ihtiyaç olduğunu, böyle bir sistemin tepesinde de IMF'nin olabileceğini kaydetti.

Schröder, son dönemde gelişmekte olan ülkelerin uluslararası öneminin giderek arttığına dikkati çekti. Brezilya, Çin, Hindistan, Rusya ve Körfez bölgesindeki enerji tedarikçisi ülkelerin ekonomik güçleriyle birlikte siyasi güçlerinin de arttığını ifade eden Schröder, bu ülkelerin uluslararası kurumlarda daha fazla etkileri olması gerektiğini vurguladı.

Ekonomik krizin aşılabilmesi için birlikte çalışmak gerektiğine değinen Schröder, şöyle konuştu:

''Finans krizi şunu gösterdi ki, uluslararası zorlukların üstesinden gelmek için birlikte çalışmak lazım. Sadece ABD Başkanı Bush'un, sorunları tek başına çözebileceğini zannettiği günler geçti. Bizim Rusya'nın, Çin'in, Körfez ülkelerinin kaynaklarına ihtiyacımız var. Finans pazarını ancak böyle rahatlatabiliriz. Bu ülkeler banka ve sigortalara yatırım yapabilirler, finans kan dolaşımı sistemine yeni sermaye akımı olur. Bizim böyle bir yatırıma ihtiyacımız var. Finans krizi gelişmekte olan ülkelerde de hissediliyor. Onlarda bu krizin etkisi hafifleyebilir. Bu ülkelerle göz göze gelerek, aynı seviyede karşımıza almamız lazım. Ancak böyle dünya ekonomisinde başarılı olunur, ancak böyle barış ve istikrar sağlanır.''

Gerhard Schröder, adil bir dünya ticareti olması halinde gelişen ülkelerin çok daha fazla ilerleyeceklerini belirterek, gelişmekte olan ülkelerin tarım ürünlerinin gelişmiş ülkelerin pazarlarına girmesinde adil davranılmasını istedi.

Schröder, ''Dünya ticaretini daha adil şekle getirmek durumundadır. Biz Avrupa olarak küreselleşmeden yararlandık ve bu karın bir kısmını geri vermeliyiz ki dünya daha fazla (küreselleşmeden kazanan ve kaybedenler) diye ikiye bölünmesin'' diye konuştu.

-KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ-

Eski Almanya Başbakanı Schröder, BM'nin hazırladığı iklim raporuna göre, eğer şimdiden mücadele etmeye başlanmazsa iklim şartlarının kontrol edilemeyecek sonuçlar doğuracağını gözler önüne serdiğini anlattı.

Küresel iklim değişikliğinin sel, çölleşme, aşırı sıcaklar şeklinde kendini göstermeye başladığını anlatan Schröder, son 12 yılın 11'inin ''en sıcak yıllar'' olduğunu kaydetti.

Küresel olarak ısının önümüzdeki yüzyıl içinde 5,8 santigrat derece artacağını belirten Schröder, şöyle konuştu:

''Deniz seviyesi her yıl yükseliyor ve milyonlarca insanı tehdit ediyor. Bunlar kıyı ve adalarda yaşayanlar. Bir de en önemli yaşam kaynağı suya erişmede milyarlarca insan için tehlike var. Artık bugün dünya nüfusunun 5'te biri temiz içme suyu bulamıyor. Orta ve yakın doğuda su o kadar kıt ki üzerine savaş verilen bir meta haline geldi. Sonuç olarak milyarlarca insanın yaşam şekli kötüye gidecek ve göç akımları giderek artacaktır.''

Schröder, iklim değişikliğinin siyasi olarak da bir tehdit olduğuna değindi. Küresel iklim değişikliğinin jeopolitik istikrarı bozduğunu ifade eden Schröder, ortaya çıkan sorunların azaltılması için uluslararası anlaşmalara ihtiyaç olduğunu kaydetti.

-AB ÜYELİK SÜRECİ-

Gerhard Schröder, AB'nin zor bir dönem yaşadığını, AB'nin derinleşme sürecinin son dönemde frenlendiğini ifade etti.

''Ama bizim bu sürece ihtiyacımız var'' diyen Schröder, ''Barış tek Avrupa ile olur. Avrupa'dan çok şey istemeyelim, ama Avrupa'dan da uzaklaşmayalım. Akıllı stratejiler yapalım, komşu bölgelere istikrar getirelim, onların ekonomik olarak gelişmesine yardımcı olalım'' dedi.

Türkiye'nin AB'ye muhakkak girmesine ihtiyaç olduğunu söyleyen Schröder, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin AB'ye üye olması iki taraf için de önem taşıyor. Bu çok iyi bir kazanımdır. Hem refah, hem güvenlik bakımından. Çocuklarımızın ve onların çocuklarının istikbali için bu tarihi projenin hayata geçmesi lazımdır. Ara sıra böyle bir adımın önemini biraz azaltmayı isteme girişimleri oluyor. Ama açıkça söylemem lazım; Türkiye'nin ve AB'nin, Türkiye'nin üyeliği hususundaki müzakerelerin bir tek amacı vardır, o da Türkiye'nin üye olmasıdır. Ben bunu gayet iyi biliyorum. Ahde vefa... Bundan kimse vazgeçemez. Avrupalıların Türkiye'ye verilmiş bir sözü var. 40 yıldan daha evvel, o zamanki Ortak Pazar Türkiye'ye (Sen üye olabilirsin) diye söz verdi. 15 yıl önce AB üyeliği için, katılım için bazı şartlar öne sürüldü ve bunlar bütün katılmak isteyen ülkeler için geçerli. Türkiye'nin de bu şartları yerine getirmesi, reformları yapması lazım.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AB sürecinde ülkeye modernleşme getirdiğini ve cesur bir politika izlediğini belirten Schröder, ''Bu reform politikasıyla Türkiye, küresel finans krizine karşı iyi silahlanmış durumda'' dedi.

Türkiye'nin AB için son derece önemli olduğunu kaydeden Schröder, şunları belirtti:

''Türkiye'nin AB'ye katılması, Avrupa ve Türkiye'nin güven politikası için de son derece büyük bir kazanım olur. Türkiye Avrupa için geçmiş on yıllardan beri güvenilir bir ortak olmuştur. Dış siyaseti bunun en güzel kanıtı. Son derece güzel ilişkileri var. Türkiye, komşu ülke ve bölgede çelişkilerin çözülmesi ve dengelerin bulunması için önemli bir rol üstlenmiş durumda. Türkiye stratejik olarak Asya ile Avrupa'nın buluştuğu noktada. Böylelikle Avrupa'nın ağırlığını dünyada güçlendirebilir.''

-AVRUPA BİRLİĞİNİN GELECEĞİ-

Gerhard Schröder, Avrupa'nın birleşmesinin bazen hızlı, bazen yavaş işleyen bir süreç olduğunu anlattı. Avrupa'nın ''Avrupa Birleşik Devletleri olmadığını'' belirten Schröder, Avrupa'da çeşitli kültürel güçlerin de etkin olduğunu dile getirdi. Avrupa'yı cazip yapanın da bu kültürel güçler olduğunu belirten Schröder, şu görüşleri dile getirdi:

''Türkiye'nin kültürü de ona ilave olacak. Türkiye üzerine tartışmaları anlamıyorum, (Türkiye Avrupa kültürü olan bir ülke değil, üye olamaz) deniyor. Böyle gören ve konuşan insanlar bir şeyi unutuyorlar, biz bir şeyden iftihar ediyoruz. Antik dünya Anadolu topraklarından çıkmış, (Türkiye kültürel olarak Avrupa'ya ait değil) demek büyük bir saçmalık ve bilgi eksikliğini ifade ediyor, Avrupa tarihini bilmemeyi ifade ediyor.''

-ABD'DEKİ BAŞKANLIK SEÇİMİ-

Schröder, ABD'deki başkanlık seçimine de değinerek, Demokrat aday Barack Obama'yı desteklediğini açıkladı. ''Umarım başkan Obama olur'' diyen Schröder, sözlerini şöyle sürdürdü:

''ABD'de başkan kim olursa olsun 4 yıl çöp toplayacak. Çünkü şu andaki yönetim pek çok kir bıraktı, karışıklık bıraktı. Böyle bir bozulmuş altyapının durumu için, yeni bir imaj için çok çaba gösterecekler. İki aday arasında güven sağlayacak olan Obama'dır. Clintonlar başka bir Amerika düşünmüşlerdi. Daha dostane, ama o kırıldı. Şimdi başkan pozitif bir imaj için çok uğraşacak, her şeyi toplamak zor olacak. 4 yıl bol işi olacak. Amerikalıların dışarıda müdahale gücü olmayacak, İran'a müdahaleye de hali olmayacak, zaten canı da istemeyecek.''

-KÜRESEL EKONOMİK KRİZ-

Schröder, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını da yanıtladı. Schröder, ekonomik krizin nasıl bir süreç izleyeceği şeklindeki soruya, ''Ben falcı değilim'' diyerek espriyle yanıt verdi.

Bu konuda bazı uzman ve bankacıların kriz haberleri verdiklerinde ciddiye alınmadıklarını anlatan Schröder, krizin bu boyutlara ulaşacağının o dönemde görülemediğini ifade etti.

ABD'de kullanılan kredi kartı sayısındaki fazlalığın da yeni bir kriz kaynağı olacağını belirten Schröder, ''Amerikalıların her birinde en az 10 kredi kartı var. Onları artık ödeyemez hale geldiler. Belki ileride bununla da uğraşmamız gerekecek'' dedi.

Kimsenin, ''Krizin sonuna geldik'' diyemeyeceğini de belirten Schröder, ''Bizi daha kötü sürprizler bekliyor mu bilmiyorum ama korkuyorum, kredi kartlarından yeni sürprizler bizi bekleyebilir'' diye konuştu.

-TERÖR ÖRGÜTÜNÜN DESTEKLENMESİ-

Gerhard Schröder, bir katılımcının, bazı AB üyesi ülkelerin terör örgütü PKK'yı desteklediğine ilişkin sözleri üzerine de Avrupa'da bazı ülkelerin münferit de olsa terör örgütünü destekleyebildiklerini söyledi.

''Yönetim ve parlamento kararlarına saygı duymak durumundayım'' diyen Schröder, terörle mücadelede sadece askeri değil, siyasi bir stratejinin de izlenmesi gerektiğini belirtti.

Schröder, bu esnada PKK'ya silah temin edilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Bunu kimsenin yapmaması gerekiyor. Ne AB, ne da başka birisi PKK'ya silah satmamalı ve sorumlular AB'de de olsa bu konuda hesap vermek zorunda'' diye konuştu.



AA
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için Porttakal üyesi olmanız gerekmektedir. Hemen üye olmak için tıklayınız.

Benzer Haberler