Porttakal Anasayfa
Şifremi Unuttum
Haberler Anasayfa » Gündem Haberleri »  Kanadoğlu'ndan 'dinci dikta' eleştirisi
Gündem Haberleri

 Kanadoğlu'ndan 'dinci dikta' eleştirisi

Eklenme tarihi: 26.07.2009 11:25:04 | Kaynak: Vatan
 Kanadoğlu'ndan 'dinci dikta' eleştirisi

Kanadoğlu, yüksek mahkemeler dışında yargının bağımsız olmadığını ileri sürdü.


Mimarlar Odası Antalya Şubesi'nin düzenlediği 'Mimarlık ve Kentleşmede Cumhuriyet'in Beklentileri' konulu panel Alanya Kültür Merkezi'nde yapıldı.

Panelin ilk bölümünde bir konuşma yapan Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, AKP hükümetinin demokrasi anlayışını eleştirirken, "Demokrasi olmadan sağlıklı bir çevre ve kentleşme olamaz. Nasıl ki Atatürk Dumlupınar zaferinin ardından 'Hektor'un öcünü aldık' dediyse, bunun anlamı bir kültür mirasına sahip çıkma olayıdır. Yurt edindiğiniz yerin kültür mirasına sahip çıkmazsanız hiç bir zaman çağdaşlaşamazsınız. Neden şimdi yozlaşmış bir kentleşmeyle, kişiliksiz bir imar faaliyetiyle karşı karşıyayız? Herşeyden önce Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti olmalıdır" dedi.

"Oy kullanma demokrasiye yetmez"

Son yıllarda kişilerin çıkarı için yasalar çıkartıldığını ileri süren Kanadoğlu, "Eğer sosyal devlet değilseniz yoz evleri dikersiniz. Bunlar gelecek seçimi garantilemek için yapılıyorsa çağdaş ve uygar olmanız düşünülemez. Bu nedenle Türkiye demokratik değildir. Demokrasinin hiçbir koşulu ülkemizde gerçekleşmemiştir. Sadece oy kullanmanın demokrasiye yettiğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.

Bir izleyicinin hakimler ve savcılar kararnamesinin gecikmesiyle ilgili sorusu üzerine Kanadoğlu, şunları söyledi:

"Hukuk devleti olabilmek için yargının bağımsız olması lazım. Peki Türkiye'de yargı bağımsız mı? Yüksek mahkemeler dışında bağımsız değil. Siyasi iktidarın başındaki isim Başbakan, Adalet Bakanlığı'nın kararnameyi hazırladığını, ancak istenmeyen şeyler olduğunu söyledi. Bu anlayış, aslında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun adeta Adalet Bakanlığı'nın noter makamı gibi düşünüldüğünü ortaya koyuyor. Sanki kurul, kararnamede değişiklik yapamazmış gibi sanılıyor. O zaman kurulun ne işi var?"

"Bunun adı faşizmdir"

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun bünyesinin değiştirilebileceğini kaydeden Kanadoğlu, "Ne yapabiliriz? Meclis'ten geçirelim. Neden, milli iradenin ortaya çıkmasını böylece sağlayalım. Yani demokratikleşelim. Öyle demokratik bir ülke olalım ki, ben Başbakanım, tüm milletvekillerini isim isim ben seçerim, sırasını da ben tayin ederim. Cumhurbaşkanı benim aziz arkadaşım olur. Meclis başkanını da ben seçerim. Anayasa Mahkemesi üyelerini meclisten ben seçerim. Bakanlar Kurulu da zaten Danıştay'a üyedir. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nu ben tayin edeceğim. Bunun adı faşizm. Bunun adı diktadır. Eğer dinsel bir kimliğiniz varsa bu rejimin adı dinci diktadır" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı eleştirisi

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suheyl Batum da, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün hükümet ve yandaşları tarafından 'dama taşı' gibi kullanıldığını, 2B, askerin sivil mahkemelerde yargılanması ve mayın yasası konularında imza atması için o makama getirildiğini iddia etti.

Prof. Dr. Batum, bir soru üzerine 2B yasasıyla ilgili şunları söyledi:

"14 sayfalık gerekçeyi bırakın hakimlerin Adalet Bakanlığı adaylarının 5 bürokrat tarafından seçilmesini içeren yasa değişikliğini Sayın Cumhurbaşkanı gece 02.30'da Azerbaycan'dan Türkiye'ye geldi ve imzaladı. Sabah Resmi Gazete'yi bir açtık ki yayınlanmış. Ne zaman okudunuz, ne zaman baktınız diye sorduk. Daha da muhteşem cevap geldi: 'Daha önce okumuştum' dedi. Sayın Cumhurbaşkanı bunu imzalamak zorundaydı bana göre. Hemde 02.30'da imzalamak zorundaydı. Belki gerçekten Azerbaycan'dayken imzalamıştı. Bana göre Sayın Gül bunu imzalasın, kilometre taşları biran önce yerine gelsin, planda sapma olmasın diye Cumhurbaşkanı yapıldı."

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için Porttakal üyesi olmanız gerekmektedir. Hemen üye olmak için tıklayınız.

Benzer Haberler

'Türkiye laiklik karşıtı iktidarca yönetiliyor'

Ankara- Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, ''Laiklik, evrensel bir tanım taşımıyor, Her ülkenin kendi yapısına, sosyal dokusuna ve mensup olduğu dine göre şekil alır. Türk laikliği vardır

Kanadoğlu'na 'Mumcu Ödülü'

Antalya- Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Antalya Barosu'nca verilen ''Uğur Mumcu Hukukçu Özel Ödülü''nü Antalya Kültür Merkezi'nde Uğur Mumcu'nun 16. ölüm yıldönümü nedeniyle düzenlenen tören ve anma programında aldı

Sabih Kanadoğlu savcılıkta

Kanadoğlu, 22 Aralık 2009 tarihinde Ergenekon Davası savcılarına ifade verecek. Sabih Kanadoğlu, önümüzdeki Salı günü yani 22 Aralık 2009 tarihinde Ergenekon Davası savcılarına ifade verecek

 Kanadoğlu'ndan iktidara eleştiri

'Türkiye hızla dinci dikta yönetimine gidiyor'YARGITAY Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, İzmir'de Aliağa Belediyesi tarafından düzenlenen 20'nci Emek ve Barış Şenlikleri'nde yaptığı konşmada "Ne yazık ki Türkiye hızla faşizme ve dinci dikta yönetimine gidiyor" dedi. Aliağa'ya gelişinde büyük ilgi gören Sabih Kanadoğlu, Tüpraş Halk Eğitimi Merkezi'nde 'Alaturka Demokrasi' konulu konferans verdi

"Yargının bağımsız olması gerekir"

Alanya- Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Antalya Mimarlar Odası'nın düzenlediği ve Alanya ilçesinde yapılan "Mimarlık ve Kentleşmede Cumhuriyet'in Beklentileri'' konulu panel ve foruma katıldı. Kanadoğlu, burada yaptığı konuşmada, yurttaşların nasıl bir Türkiye inşa edilmesini iyi bilmeleri gerektiğini belirterek, bu yöndeki yurttaş gücünün birleştirilemediğini ve kullanılamadığını savundu