Porttakal Anasayfa
Şifremi Unuttum
Haberler Anasayfa » Gündem Haberleri » Dizilerden o da rahatsız
Gündem Haberleri

Dizilerden o da rahatsız

Eklenme tarihi: 08.02.2010 14:06:02 | Kaynak: Zaman
Dizilerden o da rahatsız

Türk sinemasın kötü adamı Nuri Alço, son dönemlerde çekilen dizi ve filmlerde işlenen konularda ahlak sınırının aşıldığını, bundan da hem kendisinin hem de vatandaşın ciddi anlamda rahatsız olduğunu söyledi.

Aşk-ı Memnu dizisini eleştiren Alço, "Aşk-ı Memnu dizisi Dallas'a döndü. Ailemin seyrettiği diziler çok sınırlı ve kısıtlı. Çünkü hepsinin evlerinde genç kızları var, çolukları çocukları var. Öyle bir şey gördükleri zaman ya kafalarını kaçırıyorlar." dedi. Kendisinin oynadığı kötü adam karakterine değinen Alço, "Benim oynadığım roller, yeni nesli kötülüklerden korunması için verilen bir mesajdır. Aslında anne baba nasihat çekiyorsa evladına iyi olması ve iyi yetişmesi için. Aynı şekilde bizim üzerimize düşen görevlerden biri de yeni nesli güzel bir şekilde uyarmak ve mesaj vermektir." dedi. Alço, mafya dizilerinin gençler üzerinde kötü etki oluşturduğunu ve okullarda öğrencilerin dizilerden etkilenerek çeteler kurmaya başladıklarını ifade etti.

Türk sinemasında 200'ün üzerinde filme imza atan Nuri Alço, aşk ve mafya konulu dizilerle küfür içeren komedi filmlerinin eleştirisini Cihan'a yaptı. Film ve dizilerde hiçbir ahlak sınırının tanınmadığını ifade eden Alço, "RTÜK başıboş, bir aktör olarak oyuncu olarak söylüyorum; her senaryonun her hikayenin bir denetimden geçmesini isterdim. Aşk-ı Memnu hakikatten fazla uzatıldı." dedi.

Eskişehir'de yaşayan ailesinin yanına gittiği zaman yaptığı bir gözlemi aktaran Alço, "Ailemin seyrettiği diziler çok sınırlı ve kısıtlı. Çünkü hepsinin evlerinde genç kızları var, çolukları çocukları var. Öyle bir şey gördükleri zaman ya kafalarını kaçırıyorlar, çay ve su getirmek bahanesiyle bir yere kalkıyorlar, yani çocuklarıyla aynı kare içerisinde bulunmak istemiyorlar. Adeta kaçıyorlar bunlar dikkatimi çekiyor. Ben de anlıyorum onların halinden, ya kocaları ters tarafa bakıyor, ya onlar başka şeyle meşgul olmaya çalışıyor." diye konuştu. Alço, bu tip olaylarla karşılaşmamak için dizilerin iyi bir denetimden geçmesi, güzel projeler ve eğitici projelerin yer alması gerektiği önerisinde bulundu.

Televizyonlarda yayınlanan her senaryonun denetimden geçmesi gerektiğine inanan Alço, ailelerin televizyon karşısında olduğu saatlerde yayınlanacak programlar ile gece yayınlanması gereken programların Avrupa'daki gibi ayrılması gerektiğini söyledi. Alço, "Aşk-ı Memnu'da onun yatak odası, diğerinin yatak odası, adam çıkıyor odadan o onun odasına giriyor, yok böyle bir şey. Koridorda karşılaşıyorlar, bir bakıyorsun o onun odasına giriyor, bakıcısı, aşçısı, bilmem nesi. Hakikatten çok çirkin şeyler. Bir sahneyi bir kez verdin, iki kere verdin ama aynı evde devamlı yok böyle bir şey, o adam ne duruma düşüyor? kızın kocası ne duruma düşüyor? o da onun yeğeni." diyerek diziye tepki gösterdi.

Aşk-ı Memnu dizisini Dallas dizisine döndüğünü öne süren Alço, "Dizi, kendi kitabı olan Aşkı Memnu'dan çıktı. Reyting olduğu için uzattıkça uzatıyorlar. Dizide yaşananlar bizim öyle bir aile düzeni örf ve anenelerimize göre çok yanlış, insanlar özellikle de büyük ailelerde, herkes kendi ailesinde tedirgin olmaya başladı. Çünkü acaba yeğenime amcası sarkıyor mu? Yok hakikaten evden çıkıp işe gidiyor gibi yapıp eve dönenler filan var. Hakikaten insanlar bunları konuşuyor. Ben iyi bir izleyiciyimdir ama insanların rahatsız olduğunu duyuyorum. Fazla açılmamak gerekiyor, bir sınır koymak gerekiyor bunlara. Zaten bir mesaj veriyorsanız vereceksiniz, bunları gündeme getirmek için de bir öpüşme sahnesini haftalarca aylarca vermek, bunlar yanlış şeyler." diye konuştu.

"NURGÜL YEŞİLÇAY'IN NE DENEYİMİ VAR Kİ JÜRİ ÜYELİĞİNE SEÇİLİYOR"

Yalnızca yayınlanan dizilerden değil son dönemde çekilen komedi filmlerinden de rahatsızlık duyduğunu dile getiren Alço, küfür dolu filmlerin festivallerde ödül almasını ise Yeşilçam'ın deneyimli aktörleri yerine yeni nesil oyuncuları jüri üyeliği yapmasına bağlıyor. "Jürilere bakıldığında Türk sinemasının eski aktörlerinden sinemaya yıllarını vermiş insanlardan hiç kimseyi göremiyoruz. Bugün Nurgül Yeşilçay'a baktığınız zaman kaç tane film çekmiş? ne sinema kültürü var? Bunun yanında Ekrem Boralar, Göksel Ersoylar, İzzet Günaylar, Serdar Gökhanlar, Murat Soydanlar, Cüneyt Arkınlar, dünyayı çekmiş, sinemayı yutmuş, kamerayı yutmuş insanlar var. Bunlardan jüri olarak alın yani, bunları dışlamamanız gerekir. Onun için bunlar alındığı taktirde bu tip filmler ilk etapta elenirler." diyen Alço, Yeşilçam sinemasında en ağır küfürün Kemal Sunal'ın kullandığı, "E? eş?k" olduğunu söyledi.

Alço, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: "Eskiden filmlerde bir denetim vardı. Şu anda ise denetimsiz bir olay var ve festivallerde de görüyoruz ki çoğu filmde çok küfürlü konuşmalar var, çoğu aileler rahatsız oluyor. Bir gün Engin Çağlar'la film seyrederken arka sıralarda oturan bir kadın bize dönüp haykırdı, 'Sizin zamanınızda nasıldı? Bunlar nasıl konuşuyor? nedir bu küfür? bu yönetmenin anası babası yok mu? böyle ağza alınmayacak küfürler' dedi. Halk tedirgin oluyor, filim seyrederken dahi rahatsızlık çekiyor. Eskiden denetim vardı tabii şimdi denetimler yok, bazılarını bipliyorlar ama o da filmin hikayesini değiştiriyor. Onu veriyorsan o küfür yerine ağır bir kelime kullan. Şu anda yapılan küfürler hakikaten ağza alınmayacak küfürler, ben böyle bir hikayeyi çekmem o sahneyi öyle bir küfrü de ağzıma almam."

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için Porttakal üyesi olmanız gerekmektedir. Hemen üye olmak için tıklayınız.

Benzer Haberler

Dizilerden kim ne kadar kazanıyor?

Türk televizyon kanallarında bu sezon 20'si yeni 63 yerli dizi yayınlanıyor. Reyting rekorları kıran dizilerin hem yapımcıları, hem de bu dizileri yayınlayan kanallar kazanıyor

Dizilerden kim ne kadar kazanıyor?

04 Ekim 2008 11:35 İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın (İSMMMO) 'Dizi Ekonomisi' araştırmasına göre, bölüm başına maliyetleri 100 ile 300 bin YTL arasında değişen diziler, reklam ve sponsorluk gelirleriyle birlikte yaklaşık 1 milyar YTL'lik bir ekonomi ortaya çıkarıyor. Yerli diziler açısından son 3 yıldır adeta bir patlama yaşanıyor

Dizilerden kim ne kadar kazanıyor?

Türk televizyon kanallarında bu sezon 20'si yeni 63 yerli dizi yayınlanıyor. Reyting rekorları kıran dizilerin hem yapımcıları, hem de bu dizileri yayınlayan kanallar kazanıyor

Kriz, dizilerden "rol çaldı"

Konya - Ekonomik kriz nedeniyle firmaların bütçelerinde tasarrufa yönelmesi ve daha az reklam verdiği, bunun da televizyon kanallarındaki dizileri olumsuz etkiledi. Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Konya Reklamcılar Derneği Başkanı Yrd

Dizilerden özendi 'iksir' diye şurup içti

Bursa'da TV'de sihir ve büyücülükle ilgili bir diziden etkilenen 5 yaşındaki kız çocuğu B. S

Bu dizilerden ağlatmayanı yok mu!

19 Nisan 2009 09:01 Yapımcıların hepimizden çok bu toplumu çözdüğünü düşünenlerdenim. Reytingi yüksek dizilere bakın: Annem, Sıla, Aşk Yakar, Yaprak Dökümü