Porttakal Anasayfa
Şifremi Unuttum
Haberler Anasayfa » Politika Haberleri » Cumhuriyet'e 16 yıl tahammül edebildim
Politika Haberleri

Cumhuriyet'e 16 yıl tahammül edebildim

Eklenme tarihi: 23.06.2008 10:55:42 | Kaynak: Samanyolu Haber
Cumhuriyet'e 16 yıl tahammül edebildim

Cumhuriyet Gazetesi'ndeki demokrat, yapıcı ve özgürlükçü yazılarıyla dikkat çeken Oral Çalışlar, geçtiğimiz günlerde 16 yıllık kurumunu bırakarak Radikal Gazetesi'ne geçti.

Cumhuriyet'te muhaliflerin en dirençlisi ben çıktım

Yıllardır çalıştığı gazeteden ayrılmanın kolay olmadığını söyleyen Çalışlar, "Cumhuriyet'e 16 yıl tahammül edebildim. Geçmişte muhalif yazılarıyla Aydın Engin, İpek Çalışlar, Celal Başlangıç vardı ve bu arkadaşlar gazeteyi adım adım terk ettiler. Ben en dirençlileri çıktım." diyor.

Cumhuriyet'teki bazı yazıları nedeniyle yönetimden ve okuyuculardan tepki gördüğünü söyleyen Oral Çalışlar, e-mail yoluyla defalarca tehdit edildiğini belirtiyor. Her kritik dönemde ciddi ikilemler yaşadığını anlatan Çalışlar, kurum içinde kendisi gibi düşünen insanların ayrılışından büyük üzüntü duyduğunu bildiriyor. Çalışlar, "Gazete içinde farklı düşüncenin gerekliliğini kavrayanlar beni önemsiyorlardı. Benim gidişimden çok üzülen, sıkıntı çeken insanlar oldu." diye konuşuyor. Yazar, Radikal'e geçişini yakın çevresinin normal karşıladığını anlatıyor: "Çünkü artık belli bir noktaya geldiğimi hissediyorlardı." Kendisini eleştiren okuyucuların bile ayrılışına tepki gösterdiğini söyleyen Çalışlar, yazılarıyla birçok okurun ezberini bozduğunu vurguluyor. Öğrencilerin başörtüsüyle okula gidebilmesi gerektiğine dikkat çeken yazar, "Yasağın mutlaka kalkması lazım. Cumhuriyet'te bunu yazdığımda hem yönetimden hem okurlardan tepki aldım. Bu gerginlikler kendiliğinden oluşmadı." diye konuşuyor. Eşi İpek Çalışlar'ın yazdığı bir kitap nedeniyle Atatürk'e hakaretten yargılandığını hatırlatan yazar, Atatürk'ü sevmediğini söyleyen başörtülü kadınların linç edilerek dava açılmasına ise karşı çıkıyor.

Dava demokrasiyi zedeledi

AK Parti hakkında açılan kapatma davasının demokrasiyi zedelediğini söyleyen Çalışlar, bundan herkesin zarar gördüğünü belirtiyor. Yazar, "Ekonomi bozuluyor, bireysel haklar yavaş yavaş müdahalelere uğruyor. İktidar partisini kapatan bir anlayışın bireysel haklara saygı göstermesi çok zor." şeklinde konuşuyor. Belli grupların sürekli İslamî kesimi yok etmeye çabaladığını vurgulayan yazar, "Artık bu çabalarının sonuç vermediğini açıkça görüyorlar. Bu iniş çıkışlar, yaşanan sorunlar bir anlamda bizim bir arada yaşama becerimizi de geliştiriyor. Bütün elbiseler patladı. Artık hiçbir kesimdeki insan 10 yıl önceki kişi değil. Türkiye yavaş yavaş bir senteze gidiyor." yorumunda bulunuyor. Oral Çalışlar, Ergenekon terör örgütü operasyonu kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilen İP Genel Başkanı Doğu Perinçek'le ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulundu. Perinçek'i önemli bir insan olarak görmediğini de söyleyen Çalışlar, "Her seçimde bir öncekinden daha az oy alan birinin politikayı bırakması gerekir. Toplum bunu desteklemiyor, benimsemiyor. O yüzden hiçbir toplumsal destek göremeyen bir insanı bu kadar konuşmaya da gerek yok." diyor.

Asker, siyasetten uzak durmalı

Oral Çalışlar, askerin siyaset alanından çekilmesi ve kendi alanında faaliyet göstermesi gerektiğini anlattı. Çalışlar, "Türkiye, son süreçte normal demokratik rejimde mümkün olmayan şeyler yaşadı. Taraf Gazetesi'nin haberini askerin siyasetteki rolünü sorgulamak için büyük bir fırsat olarak görüyorum. Bu belgeler olmasa da biz son dönemde bunları yaşadık. Gazete bunun belgeye dökülmüş halini gösteriyor. 28 Şubat döneminde Genelkurmay brifing veriyordu. Yargı kurumu, medya temsilcileri brifinglerin bir takipçisi olarak yer alıyorlardı. Ve bunu kimse sorgulamıyordu. Gelinen nokta bu yüzden çok değerli. Yargı mensupları dünyadaki meslektaşlarının aksine evrensel hukuku Türkiye'ye taşımak yerine buna direniyor. Otoriter devlet anlayışını, içe kapanmayı, yerelleşmeyi izleyen bir tutum sergiliyor. Bu çok yanlış." diyor.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için Porttakal üyesi olmanız gerekmektedir. Hemen üye olmak için tıklayınız.

Benzer Haberler

Türbanlı ilana Cumhuriyet ayarı

Habere yorum yazArkadaşına gönderSitene ekleSayfayı yazdırAncak Cumhuriyet gazetesine verilen ilanda türbanlı kadın fotoğrafı yerine başı açık kadın fotoğrafı kullanılması dikkat çekti. Başbakan Erdoğan "ın eşi Emine Erdoğan "ın isim anneliğini yaparak desteklediği "Ana - Kız Okuldayız" okuma yazma kampanyası 6 Haziran Cuma günü başladı

[Yorum - Bejan Matur] Tuğluk'un cumhuriyet refleksi

Bir süredir yaptığı açıklamalarla öteki Kürt siyasetçilerden farklı bir profil çizen Tuğluk 'un, başından itibaren ilgi çeken o 'yeni bir şey söyleme potansiyeli' epeyce yol almışa benziyor. Daha önce de değindiği gibi, bu röportajında Kürt sorununun önünde en büyük engel olan psikolojik bariyerlerin aşılması için bir çeşit 'güven artırıcı önlemler' öneriyor

[Yorum - M. Şükrü Hanioğlu] Mahalle baskısı ve erken Cumhuriyet ideolo...

Profesör Mardin parlak toplumbilimciliğinin yanı sıra Osmanlı /Türk entelektüel tarihi çalışmalarına büyük katkılar yapmış bir akademisyen olarak, "tarihsizliği" içselleştiren, bunun da ötesinde tarihsizleştirmeyi kutsayan güncel Türk sosyal bilimciliğinin farkına dahi varamadığı pek çok noktanın altını çizerken, mahallenin bir toplumsal yapı olarak Osmanlı cemiyetindeki önemini vurgulamıştı. Kendisinin de değindiği gibi geleneksel Osmanlı dünyasında "mahalle" basit bir mekân, idarî birim değil, mütemmim cüzlerinin kendisiyle eklemleştiği, yaşam ve onunla ilişkilendiren karmaşık sorunlara cevap veren bir yapı ve alan olmuştur

[Yorum - M.Şükrü Hanioğlu] Mahalle baskısı ve erken cumhuriyet ideoloj...

Dine karşı oldukça sert tavırlar alan İkinci Meşrutiyet Garpçılarının da en önemli meselesi dinin yer almayacağı geleceğin toplumunda (bu düşünce on dokuzuncu asır sonunda tüm dünyada yaygın bir entelektüel kanaat idi) onun yerine geçecek bir felsefe oluşturmaktı. Zannedilenin tersine, Osmanlı materyalist hareketinin önde gelen isimleri kendilerini çok etkileyen Ludwig Büchner ve Alman vülger materyalizminin temel tezi olan "dinin olmayacağı gelecek toplumunda bilimin kendi felsefesini yaratacağı" tezine katılmıyorlardı

FORMULA 1'DE 30 YIL SONRA İLK KEZ BİR KADININ DİREKSİYONA GEÇME İHTİMA...

Formula 1 yarışlarında 30 yıl sonra ilk kez bir kadının direksiyona geçme ihtimali, ortalığı karıştırdı. Honda takımının, ABD 'li kadın yarış otomobili sürücüsü Danica Patrick ile anlaşması üzerine erkek pilotlar ayağa kalktı