Avusturyalı Strache mi yoksa MHP mi daha vatansever ?
Eklenme tarihi: 08.02.2010 18:36:34 | Kaynak: Haber7
İttihat ve Terakki ile başlayan bu dönem taa DP’nin 1950'deki başarısına kadar devam etti. Bunca zaman sonra, halkın bu kısmi temsiline bile tahammül edemeyen karanlık güç, 10 senenin sonunda halkın mukadderatına sahip çıkma girişimini, ülkenin Başbakanı ile beraber 3 kişinin hunharca katledilmesi ile sona erdirerek milletimize büyük bir gözdağı verdi.
Bu dönemden sonra tek parti imkanının kalmadığını farkeden o karanlık güç, (Üstad Bediüzaman Hazretleri, milletimizin başına 200 yıldan fazladır bela olan bu karanlık odaklara Büyük Deccal Komitesi demektedir) kendi kontrolünde , çok partili bir sistem geliştirdi. Bu sistemde solu direk yönetirken sağı ise çok parçaya bölüp bir kısmını direk, bir kısmını kısmen etkileme yöntemine gitti. 1980 lere kadar bu şekilde gelindi.
Rahmetli Özal, merhum Menderes’in açtığı o şanlı gediği biraz daha genişletti ama evvel elinden partisi ve tüm hedefleri alındı o da yetmedi canını da aldı o kindar güç. 28 Şubat’a kadar kendi istedikleri gibi iş yaptılar. 28 Şubatla halkı bir daha felç etmek istediler. Ama yıllardır her türlü zehir ve ilaca alışmış millet bünyesi artık verilen narkoz ve zehirlere bağışıklık kazanmıştı. Millet bünyesi her darbe! ile daha da güçlenmişti sanki.
Merhum Menderes ve Merhum Özal'ın kendi kanları pahasına başlattıkları halkın özgürleşmesi hareketi, halkın, güvendiği birilerini tek başına hükümet yetkisi vermesi ile bugünlere ulaşıldı. Eksisi ve artısı ile 7 sene geçirebilen iktidara karşı bu azgın güç, tüm cumhuriyet tarihinde olandan fazla darbe teşebbüsünde bulunduğunu, medyadan yeni yeni öğrenmekteyiz.
Amacım, bu aralar birçok yerde de okumaktan ülfet ettiğiniz yakın tarih yazısı okutmak değil. Şu an yaşadığımız en çarpık durum darbe teşebbüslerinin garabeti kadar, siyasi arenadaki halkın tevveccüh ettiği partilerin halkla, onların ihtiyaç ve istekleri ile hiç alakalı olmamalarıdır. Ve geleceğe dair bu şekil bir çalışmalarında bulunmamasıdır.
7 senedir % 100 başarılı olamayan bir iktidarın hala alternatifsiz olabilmesi, Ak partinin gücünden değil bu çarpık parti sistemiyle alakalı olduğunu düşünmekteyim. Ne MHP'nin ne de CHP'nin hayalinde bile olmayan kalkınma hamleleri yapılırken hiçbir siyasi oluşumun bunlara alternatif bir proje çalışmasının olmaması ve vitrinlerinde buna yönelik bir isimlerinin dahi bulunmayışı gerçekten hayret edilecek bir durumdur.
Ne aile geçmişimde ne de kendi hayatım boyunca sol veya sola eğilimli hiçbir oluşum ve partiye sempati bile duymayan biri olarak ülkemde gerçek manada bir sosyal demokrat parti görmek istiyorum. Öyle bir parti ki benim bile yeri geldiğinde yaptıklarını alkışlayabileceğim bir oluşum(elbette Sarıgül'ü kastetmiyorum). Sadece bir sol parti değil aynı zamanda milletimizin fikir yapısını gerçek ! manada yansıtacak bir milliyetçi parti de özlemekteyim. Ancak o zaman demokrasi sisteminin tam olarak raya girebileceğini umuyorum.
Avusturya nüfus olarak Türkiye'nin 10'da biri bir ülke. Çok partili hayata bizlerden çok önce geçmiş değiller. Merkez sağ, merkez sol partiler yanında 2 tane de aşırı Milliyetçi ve birde meclise her zaman girebilen liberal Yeşiller partisi vardır. Uzun süredir merkez sağ ve sol partiler koalisyonu ile yönetilen ülkede önlenemeyen bir aşırı milliyetçi blok realitesi görülmektedir.
Aşırı Milliyetçi partilerin en kuvvetlisi olan ve nerdeyse % 20’lere dayanan oy oranına sahip FPÖ'nün başındaki Christian Strache, her seçime çok iddialı projelerle katılmakta. Hatta Sosyal demokratların kalesi durumundaki Viyana'da bile Belediye seçimleri için her alanda alternatif plan ve projelerini boy boy afişlerle Viyanalılar’a ilan etmekte.
FPÖ nün keskin milliyetçi söylemleri, İslam ve Türklerle alakalı akla ziyan sözlerine rağmen, halkı için gerçekçi veya değil bu kadar proje ve çalışmaları olması ve siyasi başarı için halka alternatif bir şeyler sunma çabası beni bile etkilemektedir.
Gelelim ülkemizde miliyetçi insanlarımızı temsil meselesine. MHP yi, FPÖ gibi sapıklık derecesinde bir ırkçı partiyle kıyas edilmesi bile haksızlık olur.Anadolu da hiçbir zaman Avrupa tarzında kaba bir miliyetçilik taraf bulmadı. Son zamanlarda yapay olarak oluşturulan, buna benzer Ulusalcılık ta halk tarafından hiç mi hiç iltifat görmedi.
Buna rağmen MHP, Ak Parti'nin alternatifi olabilecek durumdayken, hatta MHP, belki bir daha böyle bir fırsatı bulamayacakken, yapıcı bir siyaset yerine halkın iki defa tek başına iktidara taşıdığı bir patiye darbeciler ve CHP ile kolkola yürüttüğü politika, Ak partiyi rahatsız etmesinden ziyade demokrasi yapımızın hala çarpıklığını ispat etmektedir.
Türkiye de sol, halkın iradesine karşı gerekirse askeri darbeyi bile destekleyecek kadar bir garabetlik içinde. Milliyetçi partimizde Ak Parti ile yapıcı bir muhalefet sonucu hem halkına hizmet edip hem de iktidar partisinin alternatifi olabilecekken, kendi tabanına bile ters düşecek şekilde milli ve dini duygulara kayıtsız kalarak ve vitrinine oturttuğu tabanına ters kişilerle statükonun emrine girmesi, hatta seçimlerde bile CHP ile gizli ittifaka girebilmesi ile siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçtiklerinin farkındalar mı acaba.
Strache kadar bile kendi milleti için hiçbir projesi olmayan bir milliyetçi parti ve Hitlerin Nazi partisi kadar darbe meraklısı bir sol parti kabul etmiyor artık millet bünyesi. Ülkemin çok acil gerçek manada bir milliyetçi ve gerçek manada sosyal demokrat oluşumlara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Ancak o zaman Türk demokrasisi milletin kontrolüne geçebilecektir.
Demokrasi adı altında milletin mukadderatına ipotek kuran yapay oluşumların bir an önce tasfiye olup asıllarına rücu etmesi gerekiyor. İşte o zaman ülkemizde demokrasi, millete hizmet için bir araç olabilecektir.
Ahmet ÖZGÜNDOĞAN / Avusturya / Haber 7
ahmetozgundogan@hotmail.com
Benzer Haberler
Seks bağımlılığı, önce ünlü aktör Michael Douglas, sonra da dünyanın en çok kazanan sporcusu unvanına sahip olan golfçü Tiger Woods'la birlikte, literatürümüze girmiş bulunuyor. Haberlere göre, her ikisi de seks bağımlısı ve bu beladan kurtulmak için son çare olarak kliniğe yatmaya karar vermişler
"Yandaş medya" mı yoksa "Doğan medya"sı mı daha özgür?Star'dan Hadi Özışık Sabah Yazarı Hıncal Uluç'a soruyor? İşte ilginç karşılaştırma:Hıncal Ağabey Sana yazan yazana.
MHP 7 ilin daha belediye başkan adayını belirlediAnkara- MHP, yerel seçimlerde partiden belediye başkan adayı olmak üzere başvuruda bulunan aday adaylarıyla ilgili "Ön Değerlendirme Kurulu"nun inceleme ve değerlendirmelerini Başkanlık Divanı'nda görüştü ve belediye başkan adaylıkları netleşen isimleri açıkladı. Daha önce 21 ilde ve 461 ilçede belediye başkan adaylarını belirleyen MHP, 7 ilde ve 122 ilçede daha belediye başkan adaylarını tespit etti
MHP'dan 4 aday dahaMHP, bazı seçim çevrelerinde daha belediye başkan adaylarını belirledi. MHP'den yapılan yazılı açıklamada, MHP'den aday olmak üzere başvuruda bulunan aday adaylarıyla ilgili genel merkezde oluşturulan Ön Değerlendirme Kurulu"nca yapılan inceleme ve değerlendirmelerin Başkanlık Divanı'nda görüşüldüğü, bunlardan bazılarının belediye başkan adayı olmalarının uygun görüldüğü ifade edildi
MHP, 9 ilde daha adaylarını belirlediAnkara- Mart ayında yapılacak yerel seçimler öncesi siyasi partilerdeki aday belirleme çalışmaları sürüyor. MHP'den yapılan yazılı açıklamada, partiye başvuruda bulunan bazı belediye başkan aday adaylarının durumunun "Ön Değerlendirme Kurulu" ve Başkanlık Divanı'nda görüşüldüğü ve karara bağlandığı ifade edildi
Fotoğraf Galerileri
En Popüler Makaleler
Tarihte Bugün
