Avrupa Birliği: Türkiye ekonomik şoklara karşı daha dayanıklı
Eklenme tarihi: 30.10.2008 01:33:10 | Kaynak: ZamanTürk ekonomisi Avrupa Birliği'nden iyi not aldı. AB Komisyonu'nun 2008 ilerleme raporu taslağının ekonomi bölümü, iç siyasi sorunlara ve küresel mali krize rağmen Türk ekonomisine ilişkin olumlu değerlendirmeler yaptı.
2007 ve 2008 yıllarında makroekonomik istikrarın büyük oranda muhafaza edildiği belirtilen raporda, şu çarpıcı değerlendirme yer aldı: "Mali piyasalardaki savrulmalar ve iç siyasi gelişmeler ekonomide zaman zaman belirsizliklere yol açmakla birlikte aynı zamanda ekonominin şoklara karşı daha hazırlıklı olduğunu gösterdi. Zayıf talebe ve küresel krize bağlı olarak yavaşlamaya rağmen, ekonominin genel performansı Türk ekonomisinin temellerinin ve krizlere cevap verebilme kabiliyetinin birkaç yıl öncesine göre esaslı şekilde güçlendiğini gösteriyor." Makroekonomideki gelişmelerin analiz edildiği rapora göre, geçen yıl tarım sektöründeki küçülme ve toplam talebin azalması sebebiyle gayri safi milli hasıla yüzde 6,9'dan yüzde 4,6'ya geriledi. Tarım kuraklık sebebiyle ağır yara alırken, birçok sektörde ya yavaşlama ya da daralma gözlendi. İç talepteki azalma sıkı mali politika, yüksek faizler ve az borçlanmadan kaynaklandı. 2008'in ilk yarısında ise ekonomi küresel mali savrulma ve iç siyasetteki belirsizlik dolayısıyla yavaşladı. Yıllık enflasyon ise 2007 sonunda yüzde 8,4'e, 2008 ortalarında yüzde 10,6'ya yükseldi. Bu rakamlar kısmen artan gıda ve enerji fiyatlarına bağlı olarak hedeflenen sınırların üstünde gerçekleşti. Kısmen harici unsurlara bağlı olarak fiyat istikrarının ciddi şekilde zayıfladığı vurgulanan AB ilerleme raporu taslağının ekonomi bölümüne göre, kamu borçlarındaki düşüş mali sürdürülebilirliği iyileştirecek. Petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki yüksek artışlar Türkiye'nin cari bütçesine baskı yapsa da, uzun vadeli sermaye girişi resmî rezervlerde artışa sebep olacak şekilde yüksek seviyelerde seyretti. Türkiye'nin dış pozisyonu geçen yıl ve 2008'in ilk yarısında sağlam durumunu muhafaza etti. Rapora göre, işsizlik hâlâ çok ciddi sorun. AB'ye ihracat hafifçe artarak 2006'da yüzde 56'dan geçen yıl yüzde 56,4'e çıktı. Toplam ithalattaki AB malları yüzde 42,6'dan 40,4'e düştü. AB'li yatırımcıların Türkiye'ye yatırımları yoğun bir şekilde devam etmekle birlikte hızı düştü. Geçen yılki doğrudan dış yatırımın üçte ikisi AB üyelerinden geldi ancak 2006'daki yüzde 82'den düşüş yaşandı. 2008'in ilk çeyreğinde AB'den dış yatırım akışı yüzde 53'e düştü. Finans sektörü gelişimini sürdürdü ve oldukça iyi yabancı yatırım girdisi sağladı. Sektörün toplam varlığı 2007'de yüzde 18 arttı, 2008'de aynı rakamlara ulaşıldı. Türkiye son birkaç yıldır başarılı bir şekilde kuvvetli bir istikrar programı uyguladı. Şimdi ise istihdam, yapısal reformlar, daha iyi eğitim ve daha yüksek kamu yatırımları ile büyüme potansiyelini artıracak yeni bir kalkınma stratejisi dönemine giriyor. Bu durum daha yüksek büyüme arzusu ile fiyat istikrarı ve cari açığı kapatma ihtiyaçları arasında zor bir dengeyi gerektiriyor. Kamu borç oranları mali sürdürülebilirlik açısından artık ciddi bir endişe üretmese de makroekonomik istikrar şoklara hâlâ açık bir durum arz ediyor. Türk hukuk sisteminin de değerlendirildiği raporda, iyi işleyen hukuki sistemin birkaç yıldır uygulandığı dile getirildi. Ancak geçen yıl bu konuda ciddi bir ilerleme sağlanamadığı anlatılan rapora göre, bir mülkün kaydı 6 işlem gerektiriyor ve 6 gün sürüyor. Ticari mukavelelerin onayı hâlâ uzun bir süreç gerektiriyor, 36 işlemden sonra ortalama 420 gün sürüyor. Ticari mahkeme hakimlerinin uzmanlıkları yeterli olmadığı için davalar uzuyor. Hukuki-kanuni ortam pratik sorunlar üretiyor ve daha iyi bir iş atmosferini engelliyor.
2008 ilerleme
raporu taslağından satır başları
Türkiye, 2007 yılında mali hedeflerini tutturamasa da mali performans oldukça tatmin edici.
Ekonominin yapısal dönüşümü özellikle özelleştirme alanında tatmin edici şekilde devam etti.
Kamu borçları 2006 yılındaki yüzde 46,1'den geçen yıl yüzde 38,8'e geriledi, orta vadede daha da düşmesi bekleniyor.
2008'in ilk yarısında mali hedefler enflasyon ile uyumlu bir şekilde artan yüksek vergi gelirleri sayesinde tutturuldu.
Tarımın toplam istihdamdaki payı geçen yıl yüzde 26,5'a düşerken, hizmet sektörünün payı yüzde 48'e çıktı. Tarımdan hizmet sektörüne kayış devam ediyor.
Küresel krizin Türkiye'ye etkisi sınırlı kaldı. Mali kurumların sıkı işbirliği, bankacılık sektörünün yüksek risklere hazırlıklı oluşu ve mali politikaların kararlı tatbiki bu durumda etkili oldu.
Benzer Haberler
Paulson , Londra ziyareti sırasında BBC ile yaptığı söyleşide, temel olarak "büyümeye mi? fiyatlara mı?" odaklandığı sorusuna yanıt olarak, enflasyonun birçok ülkede temel ekonomik odak olduğunu, özellikle ABD 'de en büyük endişenin ekonomik gerileme olduğunu söyledi. Henry Paulson , sadece petrol fiyatları değil, gıdanın yarattığı yoksulluk konusunda da büyük bir problem yaşandığını belirtti
ABD: Ekonomik gerileme, enflasyondan daha önemliABD Hazine Bakanı Henry Paulson , ekonomik gerilemenin şu an enflasyondan daha büyük bir kaygı olduğunu söyledi. Paulson , Londra ziyareti sırasında BBC ile yaptığı söyleşide, temel olarak ''büyümeye mi? fiyatlara mı?'' odaklandığı sorusuna cevap olarak, enflasyonun birçok ülkede temel ekonomik odak olduğunu, özellikle ABD 'de en büyük endişenin ekonomik gerileme olduğunu söyledi
Avrupa Birliği yerine Türk BirliğiDeneyimli politikacı Prof. Dr
Sıkı dur Avrupa bu daha 'yarı'sıYer gök kırmızı beyaz.
'Avrupa yalanı' irtica ve terörden daha tehlikeliBir soru ile başlayalım; sizce "laik-antilaik" kamplaşması ile oluşan derin ayrım, olmayan AB sürecinden, 301. madde düzenlemesinden, Lozan 'ı delen Vakıflar Yasası 'ndan ve en önemlisi "bölücü-delici-yok edici" herkesin altına sığındığı "Avrupa yolunda olma" yalanından daha mı tehlikeli? Sevgili dostlar, "türban düzenlemesi" de 301
Fotoğraf Galerileri
En Popüler Ekonomi Haberleri
Tarihte Bugün
