Askeri okulda fosilli gusüllü dindarlık testi
Eklenme tarihi: 09.02.2010 01:12:05 | Kaynak: Haber7
Ersin ÇELİK'in haberi
12 Eylül sonrasında “öğretmen teğmen” olarak girdiği ordudan 28 Şubat sürecinde “irticacı” diye ihraç edilen ünlü edebiyatçı Prof. Dr. İskender Pala, 15 yıllık subaylık hayatında yaşadıklarını kaleme aldığı “İki Darbe Arasında” isimli kitapta askeri liselere kabuldeki sözlü mülakatta adayların nasıl dindarlık testine tutulduklarını anlatıyor.
Kitabında kendisinin de mülakatlara girdiğini belirten İskender Pala öğrencilere “Bir elinde Kur'an var, diğer elinde Atatürk'ün Nutuk'u. Denize düştün ve tek elle yüzebileceksin, hangisini atarsın?" şeklinde sorular yöneltildiğini bu şekilde dindarlık testinden geçirildiklerine dikkat çekiyor.
1984 yılındaki mülakatta Çingene, gayrimüslim, Alevi ve Kürt oldu¬ğuna kanaat edilen adayların elendiğini daha sonraki yıllarda Alevi olanların yerini küçükken Kur’an kursuna gitmiş olan öğrencilerin aldığını belirten Pala, İmam-Hatip okullarından gelenlerin ise kesinlikle elendiğini ama kendisine başka bir nedenle elen¬miş gibi gösterildiğini aktarıyor.
Prof. Dr. İskender Pala yine içinde olduğu bir mülakat heyetindeki subayın adayların yarısına ardı ardına; "Söyle bakalım, fosil nedir?", "Haydi kafiyeli olsun, usul nedir?", "Peki gusül nedir?" sorularını yönelttiğini belirterek bu ilginç testi şöyle yorumluyor;
“Aslında mülakatlarda sorulacak sorular için sistemler geliştirilmiş, her şey standart¬lara bağlanmış gibiydi. Öğrenci adayına sorulan sorulardan sonra hakkında kanaat oluşuyor ve mülakatı geçip geçmediği daha kapıdan çıkmadan belli oluyordu. Her mülakat dönemin¬de, pek azı yazılı olmakla birlikte, mülakat heyetlerine bazı uyarılarda bulunulur ve kimlerin okula kabul edileceği söyle¬nirdi. Bu uyarılar Deniz Kuvvetleri’nin bir personel politikası olmaktan öte o dönemde yetkili komutanların bakış açılarına göre düzenlenmiş de olurdu. Zannederim bir okul komutanı da pekâlâ mülakat heyetine sözlü emirler vererek prensipler koyabilirdi. Bu tür uygulamalar, mülakat heyetlerindeki rütbeli kişilerin de kendi standartlarını oluşturmalarına yol açıyordu elbette. Söz gelimi benim bulunduğum heyette bir subay öğrencilerin neredeyse yarısına şu soruları sırasıyla ve hiç değiştirmeden sorardı.
"Söyle bakalım, fosil nedir?"
“…”
"Haydi kafiyeli olsun, usul nedir?"
“…”
"Peki gusül nedir?"
“…”
13-14 yaşında bir öğrenci adayı dersini çalıştığı için fosil'in bilimsel tanımını yapabiliyor, kelime bilgisi olarak da usul'ün "yol, yöntem" olduğunu biliyordu. Ama iş "gusül"e gelince he¬men hepsi afallıyor, kızarıp bozarıyordu. Guslün ne olduğunu bilmeyenler boynunu büküyor, bilenler de böyle bir soruya cevap verip vermemekte tereddüt ediyordu. Sonuçta guslün ne olduğunu bilenler ile bilmeyenler arasındaki tercih size kalmıştı.” (İki Darbe Arasında / s.50-51)
YAZ KUR'AN KURSU ELEMESİ
Mülakatlarda “Yaz tatilinde ne yapıyorsun?” şeklindeki soruya “yaz Kur’an kursuna” gittikleri yönünde cevap veren adayların direk olarak elendiklerini aktaran Pala, devletin resmi ideolojisine göre mülakat heyetlerinin de öğrencileri sınıflandırmasına dikkat çekiyor:
“Pek çok öğrenci adayı taşradan geliyor, köy ve kasaba ço¬cuğu oluyordu. Hepsi de masum, istikbalini kurtarmaya çalı¬şan zeki çocuklar. "Yaz tatilinde ne yapıyorsun?" sorusuna hepsi dosdoğru cevap veriyor. Ne yaptığını anlatıyor, bu arada yaz Kur’an kursuna gidenler de bunu söylemekte bir beis görmüyorlardı. Anadolu’da o yıllarda gelenek halini almış olan Kur’an kursları iki yıl sonra ideolojik bakış açısıyla değerlendirilmeye ve Kur’an kursuna giden öğrenciler kendilerine asla bildirilmeyen kursa gitme nedeniyle elenmeye başlandılar. Oysa elenen öğrencilerin çoğu sırf adet yerini bulsun, arkadaşlarım gidiyor ben de gideyim diye cami hocalarına yol uğratmış gençlerdi.
Devletin resmi ideolojisine göre mülakat heyetleri de öğrencileri sınıflandırıyorlardı. Daha önce kayıtlarda yer almayan İmam Hatip okullarının adı yazılı olarak askeri okullara alınacak öğrencilerin mezun olduğu okulların dışında bırakılıyor ama ırk ve milliyet isimleri pek anılmıyor. Listelerde yer almıyordu. Belki de yeni yapılanma bunu gerektiriyordu. Ve gelecekte toplum mimarlığına soyunacak olanlar bu yönlendirmeleri yapmaya çok önceden başlamış oluyorlardı.”
HABER7.COM
Benzer Haberler
Ersin ÇELİK'in haberi12 Eylül sonrasında “öğretmen teğmen” olarak girdiği ordudan 28 Şubat sürecinde “irticacı” diye ihraç edilen ünlü edebiyatçı Prof. Dr
Askeri okulda uyuşturucu şoku!Gazi Üniversitesi öğrencisi Mustafa D . 'nin, Kara Harp Okulu öğrencilerine evinde uyuşturucu partileri verip bir takım bayanlarla uygunsuz görüntülerini kaydettiği öne sürülüyor
Askeri harcamalar 10 yılda yüzde 45 arttıDünyada askeri harcamaların, son 10 yıl içinde yüzde 45 arttığı bildirildi. Stockholm 'de yayımlanan Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SİPRİ ) yıllık raporuna göre, 2007 yılında askeri harcamalar bir önceki yıla göre yüzde 6 artarak 1,339 trilyon dolara (851 milyar avro ) yükseldi
Dünyada Askeri HarcamalarDünya genelinde askeri harcamalar, geçen yıl tam bir trilyon 340 milyar doları buldu. Silah için en fazla harcama yapan ülke ise Amerika Birleşik Devletleri
En gelişmiş askeri nakliye uçağını Türkiye uçuracakHalen Avrupa ülkelerinde kullanılmakta olan C-130 ve C-160 uçaklarının yerini alacak olan ve "uçan kale" olarak nitelendirilen yeni tip askeri kargo uçağının tasarım, geliştirme ve üretim faaliyetlerinde Tusaş Motor Sanayi (TEI ) konsorsiyum içinde yer alan diğer şirketlerle birlikte görev alacak. Üretim 2009 yılındaABD 'nin önde gelen savunma ve havacılık şirketleri arasında yer alan Airbus Military Company tarafından koordinasyonu yürütülen projede TEI bu dev uçakların motorlarını üretecek
Fotoğraf Galerileri
En Popüler Gündem Haberleri
Tarihte Bugün
- + Tarihi bir caminin bodrum katında çıkan yangın itfaiye tarafından söndürüldü.
- + Güngören'de bıçaklama...
- + Süleymaniye'de cami yangını...
- + Türkiye gümülcine başkonsolosluğu'na bombalı saldırı girişimi
- + Türkiye gümülcine başkonsolosluğu'na bombalı saldırı girişimi
- + Yunanistan'daki türk konsolosluğu önünde bomba patladı
