Abdullah Arıdoru: 'Radyoculuk hep yükselen değer olmuştur.'
Eklenme tarihi: 18.07.2008 09:23:22 | Kaynak: SanatAlemi.net
Meryem Aybike Sinan
Abdullah Arıdoru, genç ve başarılı bir gazeteci. Kendilerini Moral FM 'deki radyo programlarından ve Nesil Yayınları 'ndan çıkan eserlerinden tanıyoruz. Ancak beni en çok etkileyen özelliği Moral FM 'in Genel Yayın Yönetmeni olmasına rağmen, gece programlarını banttan da yapma şansı olduğu halde gece yarısından sonra hiç üşenmeyip bu programı canlı yayın yaparak sürdürüyor olmasıdır. Arıdoru, GAP Olay Gazetesi tarafından düzenlenen 'GAP Oskarı Ödülleri ' kapsamında radyo dalında '2004 Yılının En İyi Radyo Gazetecisi' seçildi. Bu başarılı radyocu ve yazar arkadaşımızla yaptığımız söyleşiyi istifadelerinize sunuyorum.
SİNAN : Abdullah Bey , biz uzun zamandan beri sizi beğeniyle takip ediyoruz. Ordu 'dan İstanbul 'a olan seyr -ü seferinizi paylaşır mısınız?
ARIDORU: Anadolu 'da yaşayanlar çok iyi bilir ki; her konuda olduğu gibi eğitim hususunda da idealist olmanız gerekir. Bunun için gerekli tüm olumsuz şartlar (her yeni gün iyileşmekte) mevcuttur. Yani bir çok şeyden mahrumsunuz. Okuma amaçlı bir hedefti benimkisi. Üniversite eğitimim için büyük şehirleri istedim ve İstanbul 'da olan ağabeyimin yanına geldim. Ağabeyimin İstanbul 'da ikamet ediyor olması gerekli donanımlara sahip olmam için en büyük fırsattı. Okumalı ama bir yandan da çalışmalıydım. Kumru İmam Hatip Lisesi 'nden mezun olduktan iki yıl sonra üniversiteye başlayabildim. Hem çalışıp hem okumam gerekiyordu. Bu yönleriyle İstanbul , hem eğitim hem de farklı iş deneyimlerini bana kazandıran bir şehir olmuştur.
SİNAN : Abdullah Arıdoru ismini önce Moral FM 'den duyduk. Moral FM ile olan tanışıklığınız ne zaman başladı?
ARIDORU: 1993 yılının başlarıydı. Gitmekte olduğum bilgisayar kursumun istediği ile staj yapmak için bir yer bulmam gerekiyordu... Birkaç yer dolaştım … Hatta onlardan biri 'biz seni ararız' demişti. Hâlâ arayacaklar. O günlerde çalışmakta olduğum lokantada (ailemize ait küçük bir dükkân) biz de Moral FM 'i severek dinlerdik. Tevafuk eseri kendimi Moral FM 'de buldum. İlk karşılaştığım kişi Dursun Ali Erzincanlı idi. O gün radyoda değil de yayın evinde (Nesil Yayınları 'nda) staja başlamıştım. Derken Moral FM 'de Halkla İlişkiler , Teknik Yönetmen, Programcılık, Gece Sorumluğu, Program Müdürlüğü görevlerinde bulundum. Son altı yıldır Moral FM 'in Genel Yayın Yönetmenliği görevini yapmaktayım.
SİNAN : Nesil Yayınları 'ndan çıkan kitaplarınız var. Biraz bu kitaplardan bahsedelim. 'Bir Bayramdır Ramazan ' adlı kitabınız adı gibi güzel bir kitap. Nasıl oldu bu eserin ortaya çıkışı?
ARIDORU: Bir ihtiyacımdan diyebilirim. Konuyla ilgili eserlere Radyo programım nedeniyle her Ramazan ihtiyacım olurdu. İfade etmeliyim ki; Ramazanla ilgili çok fazla eser yoktu. Olanların da şerh edilmeye ihtiyacı vardı. Biraz derleme biraz da gözlemle oluşturmaya çalıştığım bir eser oldu. Dinimizin güzellikleriyle bu toprakların insanına ait kültürün ayrıntılarını son yıllardaki farklı ilaveleriyle paylaşmaya çalıştım.
SİNAN : 'Bir de 'Efendimize Şiirler' adlı bir çalışmanız var. Bize bu kitabınızdan söz eder misiniz?
ARIDORU: Benzer şeyleri bu hususta da söyleyebilirim. Dursun Ali Erzincanlı 'yla aynı odayı paylaşıyorduk. O şiir okur, şiir yazardı… Peygamber Efendimiz için derli toplu bir eser neden olmasın dedim. Şiir O'nu söylediği ve O'nu söyleyeni söylediği zaman bambaşka bir değer kazanır. Hazreti Peygamberi anlatan, farklı zamanlarda yazılmış şiirleri bir araya getirmek maksadıyla çıktım yola. Bir farklılık daha yaparak asırlar öncesinden itibaren yazılmış olan seçme şiirleri derlerken şiir sonlarına anlaşılmasına yardımcı olmak için bir sözlük ekledim. Günümüz şairlerinden bazıları şiirlerinin bu kitapta yer almasına izin vermediler. Kendi kitaplarının satışlarını olumsuz etkiler düşüncesiyle… Haklıydılar demek isterdim. Ama maalesef şiir kitaplarının hiç biri arzu edilir seviyede satılamıyor.
SİNAN : Ayrıca 'Meşhurlardan Espriler' adlı bir eseriniz var. Bu esprileri nasıl derleyip topladınız. Yazım aşamasından söz eder misiniz?
ARIDORU: Bu, eşim Merve Hanım 'la birlikte yaptığımız bir çalışma. Kalemi elimize aldığımız ilk eser… Tamamen kaynağa dayalı bir çalışma. Bulduğumuz esprilerin hepsini eşimle birlikte tarttık ne getirir, ne götürür diye. Üzerinde ciddi bir çalışma yaptık… Beğenmedik, tekrar çalıştık. Derken diyebilirim ki 3. kez yazdığımızı yayınevine sunduk. Amacımız; kahramanı belli olmayan fıkralar kadar, Temel kadar, asıl kahramanlarımız bu yönleriyle de bilinsin. Sevgili eşime aracılığınızla bir kez daha teşekkür ediyorum.
SİNAN : Abdullah Bey , Moral FM 'de özellikle Yavuz Bahadıroğlu ile birlikte sunduğunuz 'Geçmiş Zaman Olur ki' ve 'Mihmandar' adlı programda tarihe bir not düşüyorsunuz tabiri caizse. Bu programın çıkış serüveninden söz eder misiniz?
ARIDORU: Bir gün Yavuz Abi lütfederek (Bahadıroğlu ) 'Abdullah 'cığım seninle bir program yapalım' dedi. Endişe ettim baştan. Yavuz Bahadıroğlu binlerce kişi gibi benim de kahramanlarımın yazarı… Yavuz Bahadıroğlu tarihte yaşamış biri gibi gelmiştir bana hep. Tarihi sevdirmek ancak böyle mümkün herhalde… Böyle baktım olamaz diyecektim ama diyemedim. Tamam demem gerekiyordu. Yutkunarak tamam dedim. Bir şeye cesaret etmek onu yapmaktan daha zor. Şükürler olsun ki daha ilk programla birlikte taltifleriyle sürdürüyoruz programı.
Mihmandar'a gelince; değerler ölünce üzerinde konuşuluyor. Oysa önemli insanlar ölmeden önce onlar hakkında bir şeyler bilelim diye düşündüm. Zorlanacağımı biliyordum. Zorlandım da… Bugün itibariyle onlarca değerimizle program yapmışım. Onlarla -kendi haklarında- konuşmak için randevu almak oldukça zor oldu. Benim için ilkti. Çoğu misafirlerim için de öyle… Daha önce kendilerine sorulmamış sorular oluşturmak ve kırmadan sormak…
Sadece kendisi için değil başkaları için de yaşamakta olan birbirinden kıymetli insanlar onlar. Ve ben onlarla kendilerini konuşuyorum . Hayatlarından önemli karelerini dinleyenlerimle paylaşmalarına vesile oluyorum. Ve bana bilgi, emek, maneviyat büyüklerimizin hayatlarının karşılarına geçmeleri ve kendilerini izlemeleri, dinleyenlerimizin bu tecrübeleri neredeyse soluk almadan dinlemeleri büyük mutluluk veriyor.
SİNAN : 'Yavuz Bahadıroğlu ' ismi ki bizim yaş gurubumuza tarihi sevdiren ve öğreten adamdır. Böyle yıldızlaşmış bir isimle birlikte program yapmak nasıl bir duygu? Bizimle paylaşır mısınız?
ARIDORU: Her programda yeni bir şeyler öğreniyorum… Yavuz ağabey, çoğu zaman uzun reklâm aralarında bile odasına geçip bilgisayarının başında çalışıyor. Hayata farklı yerden bakıyor… Zannediyorum hayata baktığı pencereyi yakaladım. O, pencerede ben ise o pencereye bakıyorum. O pencereye ilişkin sorular soruyorum. Nihayetinde fark ettim ki; tarih böyle anlatılınca, böyle dinlenilince tüm cömertliğini sunuyor size.
SİNAN : Moral FM 'de görmüş olduğum bir hususu burada anlatmak isterim. Bütün radyoların paket program yayını yaptığı gece yarısından sonra Abdullah Beyin 'Beyaz Gece ' adlı programını canlı olarak sunduğunu görünce içimden tamam dedim. Bu Radyo ve bu programcı olduğu sürece her şey yolundadır. Çok duygulandım. Siz bunu nasıl açıklarsınız? Abdullah Beyin kafasında o saatte canlı yayında program yapmak fikri nasıl oluştu?
ARIDORU: Ben radyoculuğa gece başladım. İlk sesim gece duyuldu. Gece programcısı oldum bir müddet. Ama bir şey paylaşayım mı sizinle? Gece programcısı olmak daha sakin, daha samimi olmak, daha çok şeyi paylaşmak demek benim için…
Gece programcısı olmak kadar -belki daha fazla- gece dinleyicisi olmak zor. Dinleyenlerim (Moral FM dinleyenleri) hep önemli olmuştur benim için. Farkını sorusuyla belli eder, dinlemesiyle belli eder, katkılarıyla belli eder. Çok şey öğrenmekteyim dinleyenlerimizden. Vesilenizle bir kez daha teşekkür ederim dinleyenlerimize.
Beyaz Geceye gelince; Efendimizin hayatını sunuyor bize. Ve ben ifade etmeliyim ki; bu programı kendim için yapıyorum. Dinleyicisi kendisi olan bir programcı düşünün her şeyden önce… Gecenin bir yarısında sesli düşünüyorum yani. Biliyorum ki; ne kadar tanırsak Efendimizi o kadar mutlu olacağız…
SİNAN : Abdullah Arıdoru, GAP Olay Gazetesi tarafından düzenlenen 'GAP Oskarı Ödülleri ' kapsamında radyo dalında 2004 yılının en iyi radyo gazetecisi seçildi. Bu husustaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
ARIDORU: Radyoların maalesef hâlâ fark edilmediği günlerdeyiz. Arkadaşlarımla sürekli bunun mücadelesini veriyoruz. Ama bir gazete bunu fark etti. Ve bu alanda bizleri ödüllendirdi. Beni de 2004 Yılının En İyi Radyo Gazetecisi seçtiler. Benim için büyük bir iltifat elbette. Sonraki yıllarda farklı programlarımdan dolayı ödül almış olsam da radyolar hâlâ fark edilemedi düşüncesine sahibim. Neden mi? Radyoları çok dinliyor insanımız. Dinleyenler çok da etkileniyor aslında. Radyocular da çok etkileniyor. Ama bunu kimse isimlendirmiyor. İşte bu güce paralel radyocular kabul görmüyor. Siz de biliyorsunuz, büyük büyük adamların toplantılarına radyocular hâlâ davet edilmiyor. Başbakanla yurtdışına radyocu sıfatıyla birinin çıktığını duymadım. Bu ülkede 300 küsur televizyon var. 1000'ün üzerinde ise radyo. Bu da radyocular olarak bizim derdimiz.
SİNAN : Halen Moral FM Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapıyorsunuz. Bu görevin ne gibi zorlukları var? Sürekli olarak bütün programları dinlemek gibi bir uğraşı yorucu oluyor mu? Bize neler söylerdiniz?
ARIDORU: Çok doğru… Yorucu bir iş. Bir programa çok yönlü bakmak durumundasınız. Ama çok keyifli. Sürekli yeni ve farklı bakış açıları sunmak için yeni şeyler öğrenmek, üretmek zorundasınız. Ayrıca bütün programları dinlemekle kalmıyorsunuz. Yeni projeler üretmek de sizin işiniz. Her yeni gün bir önceki gününüzle yarışmak zorundasınız. Bu böyle olmakla birlikte çalışma arkadaşlarım işimi kolaylaştırıyor. Radyoda çalışıyor olmak için değil, radyocu olduğu için çalışanlar işimi ciddi anlamda kolaylaştırıyor.
SİNAN : 'Gelecekte radyoculuğun akıbeti' hakkında bir kehanette bulununuz desek bize cevabınız ne olurdu?
ARIDORU: Kehanet kelimesine karşı durmuşumdur hep. Bu ayrı bir konu… Televizyona alternatif çıkmıştır, gazetelere alternatif çıkmıştır. Ama radyo hep teknolojik anlamda takviye görmüştür. Radyoculuk hep yükselen değer olmuştur... Bakınız bugün cep telefonlarına gelinceye kadar radyo dinlenebiliyor. Ve kanaatim odur ki; hep öyle kalacaktır. Radyonun alternatifi de radyonun kendisidir.
SİNAN : Bir yazar, bir gazeteci, bir radyocu olarak gelecekte neler yapmayı hedefliyorsunuz? En büyük arzunuz nedir, anlatır mısınız?
ARIDORU: İyi bir baba olmak arzum . Buna çoğu kez yoğun iş tempom engel oluyor. Anlayışlı bir eş olmak (şu an Merve Hanımın anlayışı ikimize de yetiyor) iyi bir insan olmak… Sadece iyi bir insan… Hani deriz ya: İyi bilirdik diye… İşte öyle…
SİNAN : Sanatalemi.net sitesi hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
ARIDORU: Kültür Sanat bizim hep harcımız olmuştur. Çağları birbirine bağlamış, insanın ilerlemesine vesile olmuştur. Ama pek para (maddi anlamda) etmemiştir. Belki de değer biçilememiştir. Ama sanatalemi.net , kültürümüzün elektronik ortamda varolma mücadelesinin önemli bir basamağıdır…
Teşekkürler ve tebrikler….
SİNAN : Biz teşekkürler ederiz...
Benzer Haberler
Meryem Aybike Sinan Abdullah Arıdoru, genç ve başarılı bir gazeteci. Kendilerini Moral FM 'deki radyo programlarından ve Nesil Yayınları 'ndan çıkan eserlerinden tanıyoruz
Kürtler arasındaki mutabakatı hep Abdullah Öcalan bozduPKK'nın kuruluş yıllarının önemli tanıklarından İbrahim Güçlü, haftalık haber dergisi Aksiyon'a önemli açıklamalarda bulundu. PKK'nın, 1978'de diğer Kürt hareketlerini engellemek için kurulduğunu iddia eden Ala Rizgari grubunun liderlerinden Güçlü, Abdullah Öcalan'ın elebaşısı olduğu PKK'nın Kürt hareketlerini düşman seçmekle kalmayıp 'hain' olarak tanımladığını söyledi
Bilenler hep uyarıyor: Güneşlenmek, modası geçmiş bir dinlenme şeklidi...ANKARA Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr
'Ben ve kızı hep ikinci plandayız'Sevgili Jale Abla, benim sorunum eşim ve ailesiyle ilgili. Eşim bana hiç ilgi göstermiyor
Dili farklı olsada cevaplar hep aynıHangi dilde sorarsanız sorun aynı cevabı alırsınız.
Fotoğraf Galerileri
En Popüler Röportaj
Tarihte Bugün
- + Kral hüseyin'in sağlık durumu iyiye gidiyor
- + Abd senatosu miloseviç'i savaş suçlusu ilan etti
- + Abd mahkemeleri ağabeyinin hamile bıraktığı kızı tartışıyor..
- + Çanakkale'de ahmet kaya rüzgarı
- + Düğünde havaya sıkılan mermiden 7 kişi yaralandı
- + Ermenistan cumhurbaşkanının mesajı hatemi'ye teslim edildi
